Maç Yazısı

TERİM EFFECT

Galatasaray için geçtiğimiz 1 aylık süreç oldukça hareketli ve çalkantılı geçti. Önce Tudor ile yollar ayrıldı ardından sürpriz bir şekilde kongrede Mustafa Cengiz başkan seçildi ve bir başka değişle Galatasaray camiası kulübü ve futbol takımını yönetmesini istemediği kişilerden taraftarın ve kongre üyelerinin çabaları ile kurtulmuş oldu,belki de ölü toprağını üzerinden attı ifadesini kullanabiliriz. 

   Futbolda bir şeyleri başarmanın yolu öncelikle inanmaktan ve hep birlikte bir bütün olmaktan geçer. Galatasaray, Pazar akşamı Kayseri’ye ayak bastığında taraftarında bu inancı görmek mümkündü aynı şekilde daha resmi olarak başkan olmamasına rağmen tüm yönetim kurulu üyeleri ile maça gelen Mustafa Cengiz de muhtemelen bu inancı taşıyordu. İşte bu inanç ve birlikteliğin ışığında Kayserispor karşısına çıktı Galatasaray ve son derece zor geçmesi düşünülen maçı iyi futbol ile kazanarak ikinci yarıya oldukça moralli başladı.

   Maça gelecek olursak ligde sadece 3 kez mağlup olmuş ve ligin en az gol yiyen takımlarından olan Kayserispor karşısına deplasmanda son 4 maçını kaybetmiş bir takım olarak çıktı Galatasaray. Takımın omurgası sayılabilecek üç önemli eksiği vardı Maicon-Fernando-Gomis , Fatih Terim bu üç önemli eksiğin yerine savunmada Denayer orta alanda Selçuk ve ileride Eren Derdiyok’a şans verdi muhtemelen transfer beklenen sol bek mevkisinde Latovlevici ve sürpriz sayılabilecek bir şekilde takımın en pahalı oyuncusu Belhanda’nın yerine de sol kanatta Yasin görev yapıyordu. Belhanda’nın yerine forvet arkası pozisyonunda Feghouli tercih edilmişti. 

   Daha ilk dakikadan itibaren sahada geçmiş deplasman maçlarının aksine tipik bir Fatih Terim Galatasaray’ı izledik önemli eksiklerine rağmen özellikle ilk otuz dakikada Galatasaray güçlü rakibini sahadan sildi adeta.

   Selçuk-Eren-Yasin paslaşmaları sonrası Yasin’in harika pasında topla buluşan Rodrigues’in asisti ve Eren’in gölü ile daha 13. dakikada 1-0 öne geçti ve hemen akabinde 19. dakikada bu sefer Feghouli’nin getirdiği topla yine Eren’in ayağından 2-0 ‘ı yakaladı. Fatih Terim’in savunma’nın önüne N’Diaye’yi koyup orda üçlü bir blog oluşturup kanatlarda Mariano ve Latovlevici’yi daha çok ön alanda kullanıp kaptırılan toplardan sonra hızlı press ve baskı sayesinde ilk 45 dakikada Galatasaray rakibine nefes bile aldırmadı ve bu bölümde üç hatta dördüncü golü bile bulabilirdi 

 İlk yarıdaki bu tempolu ve istekli oyun Galatasaray’a beraberinde yorgunluğu da getirmişti doğal olarak . İkinci yarının başlaması ile Sumidica’nın sol kanadı komple değiştiren hamlesi ile beraber bu sefer Kayserispor’un etkili ve baskılı oyununu gördük. İkinci yarının ilk 20-25 dakikalık bölümünde oldukça etkili olan Kayserispor bu bölümde Umut’un kafasından birde gol bularak maça ortak olmaya çalıştıysa da Fatih Terim’in on dakika içindeki Feghouli-Tolga, Selçuk-Donk ve Yasin-Sinan  değişiklikleri ile Galatasaray yine oyunda dengeyi kurdu. Oyunun son bölümünde Sinan Gümüş’ün art arda kaçırdığı goller olmasa maç Galatasaray adına belki daha erken kopacaktı. Burada Sinan için birkaç kelime etmeden geçemeyeceğim , bizler kendisinden umut etmeye devam ettikçe o bu umutları boşa çıkarma adına elinden geleni yapıyor.

   Sonuç olarak Galatasaray 90+’da Rodrigues’in ayağından bulduğu üçüncü golle bu iş burada biter dedi ve çok zor Kayseri deplasmanından iyi futbol ile haklı bir galibiyet alarak dönmesini bildi. Maçta Cüneyt Çakır için söylenecek bir kaç cümle varsa bunlardan birisi Galatasaray’ın ilk attığı goldeki bariz ofsaytı yardımcısı Tarık Ongun’un da hatası ile süzememesi ve ilk devre Denayer ile Umut arasındaki pozisyondaki devam kararı onun adına yanlışlardı. Fakat bu maçı Cüneyt Çakır’ın hataları üzerinden değerlendirip Galatasaray’ın haklı galibiyetini Cüneyt Çakır’ın hatalı kararlarına bağlamak kanımca en hafif tabir ile futbol cahilliğidir, maçta çok net görünen bir şey vardı ki o da Galatasaray’ın bu maç sabaha kadar oynansa kazanacağıydı. 

Dünkü maçta bir kez daha gösterdi ki Fatih Terim’in Galatasaray üzerindeki etkisini artık tartışılmaz. Bu etki ne mi derseniz ,örnek vermem gerekirse dünkü maçta takımın başında Tudor olsa muhtemelen Tudor eksik oyunculardan ötürü bir sistem değişikliğine gidip takımın kimyasını yine bozabilirdi yada Tudor maç öncesi toplantılarda maç analizini Kayserispor üzerinden yapıp top rakipteyken neler yapılması gerektiği yada savunma yerleşimi hakkında konuşmalar yaparken Fatih Terim tamamen kendi takımı ve kendi takımının neler yapabileceği ile ilgili futbolcuları yönlendirir, Göztepe maçı sonrası Galatasaray rakibini beklemez önde oynamalı bunu felsefe edinmelidir sözü ile zaten bunun da mesajını vermişti. Galatasaray dün maçın başlaması ile birlikte yine Fatih Terim’in kendi değişi ile bam bam bam rakibinin üzerine giderek nasıl oynaması gerektiğini göstermiştir. 

   Her ne kadar kendisi ile ilgili kamuoyundaki kadar olumsuz bir fikrim olmasa dahi  Tudor’un antrenmana bile almadığı Donk,Sinan gibi oyuncularla yada Selçuk gibi eski formundan uzak oyuncularla Kayseri gibi zor bir deplasmandan üç gol ve oldukça iyi bir futbol ile dönmek bugün her teknik direktörün becerebileceği bir iş değildir. 

  İlerleyen haftalarda Terim’in Galatasaray üzerindeki etkilerini daha fazla göreceğimizi düşünüyorum, sol bek ve  forvet takviyesi de gerçekleşirse zaten puan olarak iyi bir konumda olan Galatasaray’ın ilerleyen haftalarda rakiplerinin de aralarında oynayacağını düşünürsek yine ilk yarıya benzer bir puan farkını yakalaması muhtemel. 

 

Tartışmaya Katıl