Maç Yazısı

BERABER KAYBETTİLER

Spor Toto Süper Lig’de sezonun ilk derbisi dün akşam Kadıköy’de Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynandı. Beşiktaş Babel ile öne geçmesine rağmen Fenerbahçe ikinci devrede Ayew’in kafasından bulduğu golle beraberliği yakaladı ve maç 1-1 sonuçlandı. Bu sonuçla Beşiktaş zirveye yaklaşma şansını kaybederken Fenerbahçe ise kötü gidişe dur deyip yeniden çıkışa geçme şansını da yitirmiş oldu.

Maça gelecek olursak zaman zaman temponun yükseldiği anlar olsa da yine de futbolseverlerin beklediği kalitesi yüksek bol pozisyonlu bir derbi izleyemedik. İki takımın özellikle de Beşiktaş’ın yüksek top kaybı ile oynadığı mücadele pozisyon açısından oldukça kısır geçti.

İki takımın maça başlangıç kadrolarına bakıldığı zaman Fenerbahçe’de sakat Skrtel yerine stoperde Reyes orta sahada Mehmet Topal-Jailson ikilisi önlerinde ise Benzia-Ayew-Aatıf ve Slimani’den oluşan hücüm hattı yer alıyordu. Beşiktaş’ta ise Şenol Güneş maç öncesi kendi yorumunda da söylediği gibi daha çok oyunu tutan bir kadro tercih etmişti. Cezalı Medel’in yerine haftalardır sakatlığından dolayı forma şansı bulamayan Atiba onun yanında Tolgay ve önlerinde Oğuzhan, Quaresma, Lens ve Babel’den oluşan hücum hattı.

İki takımın başlangıç onbirleri ile ilgili Fenerbahçe için ideal bir kadro yorumunu yapabiliriz fakat Beşiktaş için pek aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Şenol Güneş’in anlamsız bir şekilde senelerdir Kadıköy’de Fenerbahçe maçlarında aldığı gereksiz tedbiri anlamakta zorluk çekiyorum. Şampiyonlar Ligi’nde en güçlü rakipler ki buna Bayern Münih de dahil karşısında bile kendi oyununu oynayan ve bundan ödün vermeyen Şenol Güneş nedense her Fenerbahçe maçında gereksiz bir tedbir haline bürünüyor.

Dün santraforda Babel tercihini normal karşılasak bile orta sahada Atiba-Tolgay-Oğuzhan tercihini pek anlamadım. Oyunu tutma anlamında daha sert bir orta saha tercih ettim şeklindeki maç önü demeci de bana çok mantıklı gelmedi Atiba harici ne Tolgay ne Oğuzhan çok sert oyuncular değil. Kaldı ki ben Oğuzhan’ın da 10 numara pozisyonunda özellikle büyük maçlarda akılda kalan bir performansını hatırlamıyorum. Bunun yerine Oğuzhan-Atiba önlerinde Ljajic daha hücumda etkili bir takım olabilirdi.

Maça Fenerbahçe beklendiği gibi istekli ve arzulu başladı. Gerek ligdeki kötü gidiş gerekse hafta arası Zagreb’te alınan kötü yenilgi sonrası bu maç onlar için bir çıkış maçıydı senelerdir her kötü gidişte bir Kadıköy derbisi imdatlarına yetişiyor bu artık alışık olduğumuz bir görüntü.

Maça iyi başlayan Fenerbahçe Beşiktaş’ı çok fazla top kaybına zorladı ve sonucunda da çok net olmasa bile 2-3 tane gol ile sonuçlanacak pozisyon buldular ve bu süreçte Hasan Ali’nin de direkten dönen bir topu var. Beşiktaş dediğim gibi gerek Fenerbahçe’nin istekli ve arzulu oyunu sebebi ile gerekse oyuncularının formsuz görüntüsünden dolayı oldukça fazla top kaybı yapıp oyuna bir türlü ortak olamadı. İlk devre Beşiktaş’ın 71 top kaybı var ki bu Beşiktaş gibi pas oyunu ile ünlü bir takım için oldukça fazla bir rakam.

Devrenin sonunda Babel’in şık golü Beşiktaş’ı öne geçirince ikinci devrede bu sefer roller değişti golün verdiği moral ile daha fazla topa sahip olan ve rakip kaleye gitmeye başlayan taraf Beşiktaş olurken geri düşmenin verdiği moral bozukluğu ile bu sefer Fenerbahçe’nin top kayıpları başladı. Şenol Güneş bu dakikalarda orta sahada iki sarı kartlı oyuncusundan biri olan Oğuzhan ile Tolgay’dan Oğuzhan’ı çıkarıp yerine Ljajic’i alırken Lens’in yerine de Larin’i sahaya sürdü ki benim görüşüm burada da yanlış hamle yaptığı yönünde. Skor avantajına sahip olduğu noktada Necip’i Tolgay’ın yerine alıp  Ljajic’i de Oğuzhan’ın yerine değiştirse geniş alanda daha etkili olabilirdi.

Bu noktada Şenol Güneş üzerinden başka bir tespitte bulunmak istiyorum ki o da senelerdir bize empoze edilmeye çalışılan teknik direktörde istikrar yalanıdır. Avrupa’nın en başarılı kulüplerinde bakıldığı zaman teknik direktör süreleri maksimum 3 yıldır. Bayern Münih, Barcelona , Real Madrid gibi almadık kupa kazanmadık başarı bırakmayan takımlarda bile aynı teknik adamın 4 sene çalıştığı görülmemiştir. Ferguson ve Wenger örnekleri çok sıradışı örneklerdir Ferguson çok başarılı olmuştur ama Wenger bana göre hem kendine hem de Arsenal’e yazık etmiştir.

Belli bir noktadan sonra artık oyuncu-teknik adam ilişkisinde yıpranma ve bir değişikliğe gitme mecburiyeti doğmaktadır. Jürgen Klopp Dortmund’tan ayrılırken artık faydalı olamıyorum bu kulübe verecek bir şeyim kalmadı demişti. Bu sene sonunda Beşiktaş’ta dört yılı geride bırakacak Şenol Güneş için benzeri açıklamaları bekliyorum.

Tekrar derbiye dönecek olursak aslında iki takımın da kazanmayı hak etmediği ve beraberliğin adil bir sonuç olduğu görüşündeyim. İlginç bir şekilde Fenerbahçe’nin iyi oynadığı bölümlerde Beşiktaş , Beşiktaş’ın iyi oynadığı bölümlerde ise Fenerbahçe’nin golü bulması da futbolun bir cilvesi olsa gerek.

Sonuç olarak bence iki takımın da istediğini alamadığı biz futbolseverlerin de futbol adına çok tatmin olmadığı bir derbiyi daha geride bıraktık. Umarım bundan sonra daha futbol kalitesinin yüksek olduğu derbiler seyrederiz.

Tartışmaya Katıl