Maç Yazısı

1 PUAN KÖTÜ DEĞİL

“Futbol 22 kişinin oynadığı ve sonunda Almanların kazandığı bir oyundur”. Eski ingiliz futbolcu Gary Lineker’in meşhur sözü dün akşam bir kez daha kendini gösterdi. Almanlar bu sefer kazanamadılar ise bunun sebebi Muslera’nın yine olağanüstü performansı.

Aslında gruplar belli olduğunda ve bir çok kesimin diğer gruplara göre daha hafif diye tabir ettiği grupta Galatasaray’a özellikle iç sahada oldukça sorun çıkartabilecek takımın Schalke  olacağını düşünüyordum ve bu düşüncemin doğru olduğunu da dün akşam bir kez daha gördüm. Beni bu düşünceye iten Galatasaray’ın sezon başından beri devam eden 0-0 oynama problemi ve Schalke’nin genç teknik adamı Tedesco ile taktik disipline bağlı oldukça dinamik bir takım oluşuydu. 

Maçın başlaması ile birlikte en uç adamından en gerideki adamına kadar alanları oldukça iyi kapatan taktik disipline bağlı bir takım gördük , maçın ilk 10 dakikası bize Galatasaray’ı ne kadar zor bir akşamın beklediğini gösterir nitelikteydi. 

Galatasaray ise klasik iç sahada baskılı ve tempolu oyun başlangıcını yapamamış bunun yanı sıra da 20. dakikadan sonra oyun üstünlüğünü rakibine kaptırmıştı 20 ile 35 dakikalar arası ciddi pozisyonlar bulan Schalke bir de bana göre net penaltı pozisyonu yakaladı. Bu periyodda oyun çok rahat 2-0’a gelebilirdi. Devrenin sonuna doğru Galatasaray tekrar oyunu dengeledi Eren ile de çok net bir gol pozisyonu yakaladı ki bu Galatasaray’ın maç boyunca yakaladığı tek net pozisyondu.

Schalke’nin yoğun baskısı karşısında Fernando’nun yokluğunda Galatasaray o baskıdan çıkmakta oldukça zorlandı bir de üstüne beklerin oyuna giremeyişi özellikle de Caliguri’nin Nagatomo’ya karşı kurduğu üstünlük sayesinde Galatasaray’ın eli kolu iyice bağlanmış oldu. 

İkinci yarı ise özellikle 65. dakikaya kadar adeta kabus gibiydi. Uzun bir süredir Galatasaray’ın iç sahada bu kadar baskı yediğini ve rakibe boyun eğdiğine şahit olmamıştık. Yine bu dakikalar da Schalke ofsayt gerekçesi ile sayılmayan bir gol buldu onun haricinde de mutlak 2-3 gol pozisyonundan da yararlanamadı. 

Bu dakikadan sonra Fatih Terim bana göre çok yerinde bir hamle ile Eren-Muğdat ve Sinan-Selçuk değişikliklerine gitti Donk savunma göbeğine geçip üçlü savunmaya dönüldü Selçuk savunma önüne geldi ve Galatasaray yine hücümda çok etkili olmasa bile en azından rakibin baskısını kırıp atak sıklığını engellemiş oldu. Bu dakikadan sonra artık maç beraberliğe kitlenmiş gibi oldu. 

Galatasaray  başından beri bir türlü tam anlamı ile ortak olamadığı  maçta 1 puan ile yetinmek zorunda kaldı. Şampiyonlar liginde yenemiyorsan yenilme gerçeğini göz önüne alırsak üstelik bu kötü oyuna da bakacak olursak Galatasaray adına 1 puan bence kötü değil. Kaybetmesi halinde işler çok daha zor bir hal alabilirdi. Bu sonuçla hem rakipleri ile puan farkı çok fazla açılmamış oldu. 3 maç sonunda 4 puana sahip Galatasaray kalan üç maçından 6-7 puan çıkartabilirse gruptan çıkacağını düşünüyorum. 

Galatasaray adına Porto maçından da bazı sinyalleri göz önüne alarak deplasmandaki Schalke maçının bu kadar zor olmayacağı kanısındayım . Oradan mağlup olmadan dönmek oldukça önemli.

Genel bir değerlendirme yapmak gerekirse dün akşam bir kez daha gördük ki Şampiyonlar Ligi seviyesi başka bir seviye ve bu seviyede rakibin kolayı yok. Galatasaray’ın mevcut şartlarda burada yarışabilmesi için ekstra çaba sarf etmesi gerekiyor ve işi oldukça zor. Tüm takımlara baktığımız zaman Galatasaray koşu mesafesi en düşük 2-3 takımdan bir tanesi. Kadro kalitesi bakımından da rakiplerinden oldukça geride bunu kabul etmek lazım. Dün Schalke de Embolo oyundan çıktıktan sonra yerine giren üç hücüm oyuncusunun da seviyesi bu lig için yeterli iken Galatasaray’ın ilk hamlesi Eren-Muğdat.

Dün akşam için yazılabilecek tek olumlu şey Galatasaray’ın savunmadaki genç yeteneği Ozan Kabak. 2000 doğumlu genç oyuncu dün akşam Galatasaray adına Muslera ile ayakta kalan iki isimden bir tanesi. Sürekli genç oyuncular oynasın biz neden oynatmıyoruz diyen bir kesim var onları önce kendi öz eleştirilerini yapmaya davet ediyorum. Kaldı ki dün akşam herkesin övgü ile bahsettiği Ozan Bursaspor maçından sonra yetersiz ilan edilmişti. 

Gençler oynasın istiyorsak onlara yeterli sabrı göstermeliyiz, genç oyuncular oynarak gelişecek hatalarını oynarak görecek ve kapatacaklar ki savunma oyuncuğulu tamamen tecrübe ile oluşan bir olgudur. Ozan dün akşam iyi oynadı ama bundan sonra kötü oynadığı hata yaptığı maçlar da olacaktır. Önemli olan ona iyi oynadığında değil kötü oynadığı zaman sahip çıkmaktır .

 

Tartışmaya Katıl