Güncel

Yolun Açık Olsun “Paşam”

Bundan tam yedi yıl önce 29 Ocak 2011 tarihinde Gaziantepspor’a imza atarken Cenk Tosun’un bugün Türk futbol tarihinin en yüksek bonservis bedeli ile Premier Lig’e transfer olacağını kendisi dahil kimse beklemiyordu. Gerçi Cenk kendisini ısrarla isteyen Galatasaray’a rağmen daha fazla forma şansı bulacağına inandığı Gaziantepspor’u tercih ederek futbol oynama hevesini, hedefleri ve hayalleri olduğunu göstermişti. Doğup büyüdüğü Almanya’dan, 5 yaşından beri formasını giydiği Eintracht Frankfurt’tan ayrılıp Türkiye’nin yolunu tutmuştu. 

3,5 yıllık Gaziantepspor döneminde attığı goller ve gösterdiği performans ona Beşiktaş’ın kapılarını açtı. Beşiktaş kariyerindeki ilk yılları Cenk için biraz zor geçti hatta bir dönem Demba Ba ve Mustafa Pektemeğin arkasında üçüncü forvet konumundaydı. Bir sonraki sezon lige iyi bir başlangıç yapmasına rağmen Mario Gomez’in arkasında yine yedek bekledi ama Cenk en iyi yaptığı şeyden çalışmaktan kendini geliştirmekten biran olsun vazgeçmedi sürekli çalıştı çalıştı ve sıranın kendisine geleceği günü bekledi ve nihayet o sıra geldiğinde bu şansı ne kadar zor yakaladığını bilerek kaybetmemek için daha fazla çalıştı. Türkiye’ye ilk geldiği dönemde sadece son vuruşlardaki becerisi ile ön plana çıkan ikiye bir yapmada bile sorunlar yaşayan Cenk bugün sırtı dönük oynamasını bilen,dripling yeteneği olan topu kanatlara taşıyıp arkadaşlarına gol pozisyonu hazırlayan ve takımını ileriye taşıyan modern bir santrafora dönüştü. Şenol Güneş belki de en iyi yaptığı işlerden biri olan oyuncudan performans alma ve gelişimine katkıda bulunma görevlerinden birini daha başarı ile tamamlamış oldu. Bugün  Türk futbol tarihinin en komple 9 numaralarından biriyle karşı karşıyayız.

   Cenk Tosun Everton’da neler yapabilir biraz ondan bahsedelim. Öncelikle bir kısım spor medyasının önünde iki Bayern Munih maçı varken ve şampiyonlar ligi performansı bu kadar yüksek iken neden Beşiktaş’ı bırakıp Everton gibi orta sıra bir takıma gitti tezine kesinlikle katılmadığımı belirtmek isterim. Gittiği lig İngiltere Premier Ligi ve insanın karşısına hayatta bu şanslar bir kere çıkıyor. Cenk’in kendini geliştirmeye devam edip oradan Chelsea,Liverpool,Manchester United gibi kulüplere sıçrama yapması muhtemel kaldı ki gerek ligimizin değeri gerek oyuncularımıza Avrupa’daki bakış açısı sebebi ile buradan direk üst düzey bir Avrupa kulübüne transfer biraz zor gibi görünüyor. Geçmişte şampiyonlar liginde 8 gol atmasına rağmen Burak Yılmaz’ın ciddi alıcısının çıkmaması, Arda Turan’ın Atletico Madrid sonrası Barcelona’ya transferi , Hasan Şaş’ın keza muhteşem Dünya Kupası performansına rağmen yine Avrupa’ya transferinin gerçekleşmemesi önümüzdeki bazı örnekler. Dünyanın en çok izlenen liginde oynayıp dünyanın en popüler kulüplerine karşı sezonda 10-12 üst düzey maça çıkmak bir futbolcu için Şampiyonlar liginde oynamaktan daha değerli olabileceği kanısındayım. 

 Kulüp tercihi bakımından da Everton’ın doğru bir tercih olduğunu düşünüyorum üstteki 5-6 elit takımdan sonra Everton Premier Ligin üst sıraları zorlamaya aday en potansiyelli takımı. Yukarıda da belirttiğim gibi Cenk’in şu aşamada yukarıdaki altılıya transferi pek mümkün görünmediği için Premier Ligde oynamak adına şu anda gidilebilecek en iyi kulüp Everton gibi duruyor. Kadro yapısı olarak baktığımızda da santrafor mevkiinde problem yaşayan bir takım. Sezon başında transfer edilen Ramirez beklentileri karşılayamadı büyük umutlarla alınan Wayne Rooney’de zaten çok net bir şekilde o bölgeye aday değildi. Sam Allardyce’ın gelişiyle birlikte bana göre oynama ihtimali de bir hayli düşük. Bunun dışında Türk futbolseverlerin yakından tanıdığı Oumar Niasse ve genç yetenek Dominic Calwert-Lewin de bence Allardyce’ın uzun vadeli planları arasında yer almıyor. Allardyce’ın Cenk’i ısrarla istemesi de Cenk için bir diğer avantaj. Kısacası Cenk, Everton’a gider gitmez muhtemelen ilk tercih olacak ve çok kötü bir başlangıç yapmadığı takdirde bunu kaybetmesi de pek mümkün görünmüyor.

   Bundan sonrası artık Cenk Tosun’un yapacakları ile ilgili ona düşen bu zamana kadar yaptığı gibi sadece çalışmak ve futboluna konsantre olmak,ulaştığı noktayı yeterli görmeyip hep daha iyisi için çabalamak. Bir futbolsever olarak beni en mutlu eden konu, Cenk’in tüm Türkiye’ye polemiklerden uzak tamamen işine odaklı bir sporcunun sadece çalışarak iyi yerlere gelebileceğini göstermesidir. Ayrıca Cenk’in geldiği nokta sürekli yabancı oyuncuların fazlalığından şikayet etmek yerine onlardan neler öğrenebiliriz ve onlarla rekabetin Türk futboluna Türk futbolcusunun performansına ne kadar etki ettiğini görmek adına da sevindirici. Cenk’in beraber oynadığı Mario Gomez,Demba Ba, Negredo gibi oyunculardan çok şey öğrendiğini düşünüyorum. Cenk’in  yabancı sınırının kalkması ile birlikte son iki sezonda Avrupa’ya yüksek bonservis bedeli ile yolladığımız ikinci oyuncu olması kısır yabancı sınırı tartışmalarına da bir cevap olur diye temenni ediyorum. Cenk Tosun umarım daha önce yurt dışına gitmiş meslektaşlarının yaptığı hataları yapmaz ve gururumuz olmaya devam eder.  

YOLUN AÇIK OLSUN TOSUN PAŞA !!

Tartışmaya Katıl