Güncel

TESTİYİ KIRAN DA BİR, SUYU GETİREN DE

Tüm okuyucularımıza tekrardan merhaba. En son Şampiyonlar Liginde oynanan Galatasaray-Schalke 04 maçı yazısı ile sizlerle birlikte olmuştuk aradan uzunca bir süre geçti ve tekrar sizlerle beraberiz. 

Öncelikle bu uzun ara için sizlerden özür diliyorum bu süreçte gerek günlük yaşamın yoğunluğu gerekse bir takım sağlık sorunları sebebi ile sizlerden uzak kaldım ama her şeyden önemlisi açıkçası futbol adına yazmak içimden gelmedi. 

Son bir buçuk ayda futbol dışı o kadar konu gündeme geldi ki bu sayfada sadece futbol yazmak isteyen biri için konu bulmakta oldukça zorlandım. Galatasaray-Fenerbahçe derbisi ile başlayan gerginlik bizleri futbol dışı konulara itti. 

Bundan sonra yazacaklarım belki bir kesimin hoşuna gitmeyecek ya da belki taraf olmak ile eleştirileceğim ama ben doğru bildiklerimi bu sayfada yazmaya devam edeceğim.

Afrika futbolunun efsane ismi şimdiki devlet başkanı George Weah’ın söylediği futbol ezilen halkların mutluluğudur sözü futbol adına söylenmiş en güzel sözlerden biri fakat ne yazık ki bu söz günümüzde özellikle ülkemizde anlamını yitirmekte. Bir çoğumuzun belki de hayatta tek eğlencesi olan bu spor son günlerde eğlenceden çok bir ızdıraba dönmüş durumda. Şikenin,adaletsizliğin,haksızlığın tavan yaptığı ve sadece yeşil sahada oynanması gereken bu oyun masa başında dış güçlerin ve siyasi güçlerin karar verdiği onların oyuncağı olmuş bir oyun konumuna geldi. 

Ülke futbolunun başında o koltukta nasıl oturduğu herkes tarafından bilinen evrakta sahtecilik yaptığı için başkanlık yaptığı kulübün Avrupa’dan men cezası almasını sağlayan eskinin gazcısı şimdinin medya patronu Yıldırım Demirören’nin bu ortamın baş sorumlusu olduğunu söylemek sanırım çok ta yanlış olmaz o ve emrindeki kurullarının futboldaki güven ortamını ciddi şekilde yaraladıkları çok net. 

Aslında her türlü dolandırıcılığın normal karşılandığı,seçilmiş kişilerin görevden alındığı ülkemizde Demirören gibi birinin ülke futbolunu yönetmesi çok ta şaşılacak bir durum değil. İşin üzücü kısmı ise elinde bulundurduğu siyasi ve medya gücü sayesinde hakkındaki hiçbir iddianın haber yapılmaması. Hakkında Football Leaks kayıtlarına göre ciddi iddialar bulunan Demirören ile ilgili ne bir gazetede ne bir sosyal mecrada herhangi bir habere rastlayamıyoruz kaldı ki Galatasaray başkanı Mustafa Cengiz’in basın toplantısında söylediği sözler bile sansürleniyor yok sayılıyor. 

Ülkenin seversiniz ya da sevmezsiniz en önemli futbol figürlerinden biri olan ve milli takıma sayısız başarılar kazandırmış antrenörüne sırf kişisel hesaplarınız yüzünden açıklamasında ırkçılık,hakaret,fiziki müdahele olmadığı halde ligin 3/1’den mahrum bırakacak daha önce eşi görülmemiş cezayı vermek üstüne geçtiğimiz hafta Cuma akşamı yaşanan hakem rezalati ardından MHK’nin hakemleri süresiz kadro dışı bırakması ve üstüne Kulüpler Birliğinin ülkenin güzide kulübü Galatasaray’a haber vermeden yaptığı hakemleri koruyucu nitelikte açıklama tam anlamı ile Demirören Federasyonuna yakışan hareketler. 

Göreve geldiği günden beri her alanda geri giden futbolumuzda Demirören medyasında çalışan gazeteci arkadaşların, kadromuz genç ışık verdi açıklamalarına aldanmayın sakın.Türkiye futbolu her geçen gün biraz daha karanlığın içine itiliyor. Başrolünde ise ne yazık ki, futbolu yöneten şahıs ve onun atadığı kurullardaki yancıları mevcut.

Hangi birini yazsam hangi birini örnek versem bilemiyorum çünkü hepsini yazmaya kalksam sayfalar yetmez. En son Kulüpler Birliğinin yaptığı açıklama ülkenin futbolda geldiği noktanın özeti. 17 kulüp bir olup Galatasaray’a cephe alırcasına üç gün önce MHK’nın aldığı hakemleri kızağa çekme kararına insanın olduğu her yerde hata olur gibi altı boş bir açıklama ile karşı çıkmaları nasıl bir çirkinliğin içinde olduğumuzu gözler önüne seriyor. 

Madem öyle ben kulüpler birliğine şu soruları sormak istiyorum :

  1. İnsanın olduğu her yerde hata var diyorsunuz o zaman VAR sistemi ülkemize neden geldi ? Benim bildiğim VAR sistemi hakemin göremediği noktalarda devreye girip futbolda hakem hatalarını minimum seviyeye indirmeyi amaçlıyor peki geride kalan 13 haftada ligimizde hakem hataları minimum seviyeye indi mi ?
  2. Madem bu kadar hakemlerinizi koruyor onlara destek oluyorsunuz Cüneyt Çakır 15 Eylül 2015’den beri Trabzonspor , Halis Özkahya 11 Kasım 2012’den beri Fenerbahçe  , Ali Palabıyık 23 Eylül 2017’den beri Beşiktaş maçlarına neden çıkamıyor ?? 
  3. 8.Hafta Fenerbahçe Başakşehir maçında hatalı ofsayt bayrağı kaldıran ve Başakşehir’in golünü iptal eden Serkan Çimen 6 haftadır kızakta neden ?? Hakem Başakşehir’e hata yapınca affı olmuyor ama Galatasaray’a yapınca insandır hata olur mu deniyor ?? 
  4. Bir gün önce ortak hareket eden kulüpler bir gün sonra kendi çıkarlarına aykırı kararlar olunca neden aynı birliği gösteremiyor. Bugün Çaykur Rizespor kulübü Fırat Aydınus hakkında Federasyon tetikçisi şeklinde açıklama yapıyor Beşiktaş kulubü ise Federasyona Galatasaray derbisinin günü ile ilgili sert eleştiride bulunuyor bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. 
  5. Bir hafta önce Ankaragücü-Beşiktaş maçı, maçın saatine bir günden daha az bir süre kala bozuk zeminden ötürü başka bir şehire alınabiliyor ama aynı federasyonun gücü benzer zeminde bu hafta oynanacak Beşiktaş-Galatasaray maçını başka şehire almaya yeter mi ? Yada bir başka soru ülkesinin başkentinde futbol maçı oynatamayan bir Federasyon hangi mantık ile Avrupa Şampiyonasına aday olup kaybedince de onlar kaybetti şeklinde insanların aklı ile dalga geçer gibi açıklama yapar. 

Bu ve bunun gibi daha birçok soru aklıma geliyor ama dediğim gibi yazmaya ne vakit ne de sayfalar yeter. 

Ülke futbolunun var olan en büyük sorunu federasyon koltuğunda oturan kişidir. Başında bulunduğu kuruma bağlı kuruluşların kanımca herhangi bir kimseye ceza verememeleri gerekir çünkü önce haklarındaki sahtekarlık, vergi kaçakçılığı ve evrakta sahtecilik gibi iddialardan arınmaları gerekir.

Nasıl ki katiller, tecavüzcüler hakimler hakkında ceza veremezse, Yıldırım Demirören’in başında bulunduğu bu federasyon  ve kurullarının da kimseye ceza verememeleri gerekir.

Çünkü ahlak, şeref, onur, gurur, haysiyet bunu gerektirir…

Son olarak yazımı bitirirken dün akşam oynadıkları maçlar sonunda gruptan çıkmayı garantileyen Fenerbahçe’ye ve deplasmanda 2-0’dan muhteşem bir geri dönüşe imza atan Beşiktaş’a tebriklerimi sunmak istiyorum iki kulübümüzde de bundan sonraki Avrupa maceralarında başarılar diliyorum. 

 

Tartışmaya Katıl