Güncel

TANSİYON YÜKSELİYOR

Uzun bir aradan sonra tekrar birlikteyiz. Spor Toto Süper Ligin ikinci yarısında 4 haftayı geride bıraktık. Haftalar ilerledikçe maçların temposu ve heyecan giderek artıyor. Dilerseniz geçtiğimiz hafta sonu neler yaşanmış bir göz atalım ve değerlendirmemizi yapalım.

GALATASARAY-TRABZONSPOR

Haftanın en önemli maçında zirve takipçisi Galatasaray kendi evinde Trabzonspor’u konuk etti. Bir gün önce lider Başakşehir’in kendi evinde iki puan kaybetmesinin ardından zirveye biraz daha yaklaşmak isteyen Galatasaray fırsatı kaçırmadı ve sahadan 3-1 galip ayrıldı. Maçın analizine gelecek olursak alışılmış Galasaray iç saha başlangıç oyununu gördük ilk 20 dakika mükemmele yakın bir futbol ortaya koydular. Daha sonra Trabzonspor’un maça ortak olduğunu gördük ve maçın sonuna kadar da geri adım atmadan maça ortak olma çabalarına şahit olduk. Maçın hakemi Ümit Öztürk verdiği ve vermediği kararlar ile ne yazık ki maçın önüne geçmiş oldu. Keşke bu güzel futbol akşamında iki takımın güzel futbolunu konuşabilsek ama maalesef hakemlerimiz buna engel oluyor. Kazanan Galatasaray’ı kutluyoruz, Trabzonspor’a da eksik kadrosuna rağmen oyunu çirkinleştirmeden bu güzel futbol ortamına katkıda bulundukları için teşekkür ediyoruz.

Bu maç ile ilgili benim aklımda kalan iki olay var bir tanesi Galatasaray’ın kazandığı penaltı sonrası Trabzonspor kaptanı Yusuf Yazıcı’nın ki kendisi henüz 22 yaşında, ilk süper lig maçına çıkan arkadaşı 18 yaşındaki kaleci Arda Akbulut’u teselli edişi ve ona yaptığı konuşma. Aslında bu kare Trabzonspor’un başarısının sırrı, eğer futbolumuzun bir yerlere gelmesini istiyorsak bu kare üzerinden futbolu anlatmalı ve yorumlamalıyız diye düşünüyorum.

Maç ile ilgili bir diğer olay ise maç sonrası Trabzonspor başkanı Ahmet Ağaoğlu’nun yaptığı bana göre çok gereksiz ve talihsiz açıklama. Tamam hakem yüzünden canınız yanmış olabilir hatta hakem yüzünden maçı kaybettiğinizi de düşünüyor olabilirsiniz bunların hepsini anlayabilirim. Fakat maç sonu olayı Çanakkale savaşına kadar götürüp hameset yapmanın kime ne faydası olabilir onu anlayabilmiş değilim. Kaldı ki bahsettiği Çanakkale savaşında sadece Trabzon Lisesi değil ülkenin her eğitim kurumundan her kesiminden insanlar bu savaşta şehit vermiş ve mücadele göstermiştir.

BURAK YILMAZ

Haftanın bir diğer önemli olayı Beşiktaş-Bursaspor maçında iki gol atan Burak Yılmaz.Saha dışında ben de bir çok kez bu sütünlarda Burak Yılmaz’ı davranışları,yaptıkları ve yapmadıkları yüzünden eleştirdim. Evet Burak gittiği takımlarda o takımların taraftarlarına şirin görünmek için bazı açıklamalar yapmış olabilir ve bu açıklamaları her seferinde önüne sunuluyor ve bu gayet normaldir. Ama bütün bunlar saha içinde Burak’ın ülkenin en iyi santraforlarından biri olduğu gerçeğini değiştirmez. Her fırsatta Beşiktaş’lı olduğunu inkar etmeyen Burak iki gol atarak taraftar ile de arasındaki buzları eritmiş oldu. Şunu bir kez daha gördük ki taraftar nezninde saha dışında söylediklerinizi unutturmanın tek yolu saha içinde başarılı olmaktır saha içinde yaptıklarınız saha dışında söylediklerinizi bir anda unutturur. Burak için bundan sonra tek yapması gereken saha içinde konuşmak ve başarılı olmaktır. Beşiktaş taraftarına da her türlü hatasına rağmen yuvasına dönen Burak Yılmaz’a sahip çıkmak düşer. Şöyle düşünelim her evlat zaman zaman hatalar yapar ailesini üzebilir ama sonunda pişman bir şekilde ait olduğu yere geri döner çünkü aile herşeydir.

ALPER ULUSOY-ÜMİT ÖZTÜRK

Haftanın bir diğer olayı da hiç yazmak istemesek bile maalesef hakemler ve hakem hataları.Ligimizde futbol kalitesi artıyor,maçlar daha izlenir hale geliyor tribünlerde seyirci sayılarında artış var ama gelin görün ki hakemlerimiz hala standartın altında maç yönetmeye ve yetersiz kalmaya devam ediyorlar. Cuma akşamı Alper Ulusoy dün gece de Ümit Öztürk iki güzel futbol akşamının önüne geçerek bizi futbol konuşmaktan mahrum bıraktılar. Bu sayfada çok fazla hakem kararı tartışmak eleştirmek istemiyorum ama çok konuşulan pozisyonlara dair fikirlerim şu şekilde;

  • Kayserispor-Fenerbahçe maçında Kayserispor’un attığı ilk gol bana göre faul değil,benzeri pozisyonlar ligimizde oldukça fazla nitekim aynı maçta Kayserispor’un attığı gol ilk gole benzer nitelikte yine Göztepe-Alanyaspor maçında Ghilas’ın attığı gol de bu şekilde bir ikili mücadele ve bu tarz pozisyonların oynatılması gerektiğini düşünüyorum.
  • Kayserispor-Fenerbahçe maçında Mensah’ın 6 faul yapıp kart görmemesi mantık dışı.Yine aynı maçta Mehmet Ekici’nin ayağına basılan pozisyonda Kayserili oyuncuya kart çıkmaması da bana göre hakem yanlışı.
  • Kayserispor-Fenerbahçe ve Galatasaray-Trabzonspor maçlarında oyucuların kullandığu f..o… kelimesi ve iki ayrı karar çok tartışılıyor. Bu konuda benim genel fikrim bu kelimeden oyuncu atılmaması yönünde fakat şöyle bir yorum da var ; hakemin yüzüne karşı direk küfür niteliğinde söylenirse kırmızı kart fakat taç çizgisi civarı yada sitem anlamında söylenirse kart yok bu ince çizgiyi iyi ayırt etmek lazım. Diğer bütün yorumlara da saygı duyuyorum.
  • Galatasaray-Trabzonspor maçında Galatasaray lehine verilen penaltı pozisyonunda Onyekuru’ya bir temas var bu temasın penaltı gerektirip gerektirmediği yoruma açık benim fikrim pozisyonun penaltı olduğu yönünde.Yine aynı maçta Diagne’ye verilmeyen ikinci sarı kart için de farklı yorumlar yapılabilir,benim görüşüm aynı maçta benzer pozisyonlarda sarı kart çıkmadığı için ikinci sarı kart çıkmaması normal ama atılmalıydı diyenlere de çok haksızsınız diyemem.

Yazımı bitirirken dün gündüz kuşağında oynanan iki maçtan bahsetmek istiyorum.Sürekli olumsuzlukları konuşmak yerine futbolun güzel taraflarını öne çıkarma taraftarayım. Gündüz oynanan Konyaspor-Evkur Yeni Malatyaspor ve Göztepe-Aytemiz Alanyaspor maçları beni bir futbolsever olarak oldukça tatmin etti. Bir futbol maçında görmek istediğimiz tempolu futbol,güzel zemin,dolu tribünler heyecan ve aksiyon bu iki maçta da oldukça fazlaydı. Her fırsatta ligimizin marka değerini arttırmak ve elimizdekini satmaktan bahsederken bu tarz maçların da hakkını vermek gerekir diye düşünüyorum. Sürekli Premier Lig veya La Liga övmesi yapmak yerine biraz kendi ligimize hak ettiği değeri vermek gerekir. Dün benim izlediğim gündüz kuşağı maçları Leganes-Real Betis veya Bournemout-Brighton maçlarından kat ve kat daha heyecanlı ve futbol doluydu bu da benim kişisel fikrim.

Hepinize sağlıklı,mutlu ve huzur dolu bir hafta dilerim.

Tartışmaya Katıl