Güncel

“Seçim” mi ? “Seçin” mi ?

 

Bundan yaklaşık iki ay kadar önce , Galatasaray ligin 8.haftasında deplasmanda Atiker Konyaspor’u yenip ezeli rakiplerine 8’er puan fark attığında, 2 ay sonra hocasının kovulacağını ve yönetiminin erken seçim kararı alacağını söyleseniz yüksek ihtimalle sizin hayal gördüğünüzü ve futboldan anlamadığınızı söyleyen dostlarınız ve arkadaşlarınızın sayısı bir hayli fazla olurdu. Ama Galatasaray öyle ilginç bir camia ki hem negatif hemde pozitif anlamda olmaz denileni oldurmada ve kendi ayağına kurşun sıkmada rakiplerinden bir hayli önde.

Evet hafta başında yapılan yönetim kurulu toplantısında nedenini hala tam olarak kavrayamadığım bir sebeple Galatasaray yönetimi Igor Tudor’un görevine son verdi ve erken seçim kararı aldı. Igor Tudor ile ilgili fikirlerimi daha önce yine bu sayfada yazdığım Igor Tudor Gitsin mi ? adlı yazımda bulabilirsiniz. Bu yazımda daha çok seçim sürecini ve Galatasaray’ı ilerleyen günlerde neler bekliyor onunla ilgili düşüncelerimi paylaşacağım.

Dursun Özbek  2.5 senedir yürüttüğü Galatasaray başkanlığı boyunca özellikle de taraftarından büyük tepkiyle karşılaşıyor. Bu sezon tepkiler bir süreliğine azalmış gibi görünse de son haftalardaki kötü gidişat tepkilerin tekrar artmasına ve muhalefetin artık Özbek yönetimine karşı iyiden iyiye çalışmaya başlamasına sebep oldu. 2018’deki seçimi önemle işaret eden ve yarım kalan işlerini bitirmek adına camiadan bir dönem daha başkanlık görevini istemeye hazırlanan Dursun Özbek ani bir manevra ile 13 Ocak’ta erken seçim kararı aldı. Çoğunluk sağlanamaz ise seçim 20 Ocak’ta yapılacak. Bir kesim bu hamleyi Dursun Özbek’in Mayıstaki seçimi takımın şampiyon olamaması halinde büyük ihtimal ile kaybedeceğini ve o tarihe kadar muhalefetin güçlü bir aday ve liste oluşturup karşısına çıkacağını düşündüğü için yaptığını düşünüyor . Erken seçim kararı ile bu kadar kısa bir sürede muhalefetin güçlü bir aday çıkarıp o adayın da güçlü bir liste oluşturması biraz zor böylelikle Dursun Özbek bir ay sonraki  seçime bir nevi tek liste ile girip kazanmanın hesabında. Diğer bir kesim ise Dursun Özbek’in bir bakıma hodri meydan dediğini ve madem bana karşısınız işte sandık çıkın kazanın dediğini düşünüyor. Kişisel fikrim her iki durumda da Galatasaray’da sular bir süre daha durulmayacak. Burada bir diğer alternatif daha önce Duygun Yarsuvat yönetiminde olduğu gibi camianın Mayıs 2018 deki seçime kadar geçici bir başkanı işaret edip daha sonrasında güçlü bir aday ve güçlü bir liste ile Mayıs 2018 de kulübü o yönetime emanet etmek. 

Uzunca bir süredir Galatasaray’ı takip edenler için şunu söylemek istiyorum ben en son 2010 senesinde Adnan Polat ile Adnan Öztürk’ün yarıştığı ve Adnan Polat’ın 3 bin küsur oya 2375 oyla kazandığı seçim dışında pek kıran kırana 2-3 kuvvetli adaylı bir Galatasaray seçimine şahit olmadım. 2010’daki seçimde havanın güzel olması ve katılımın 5 bini aşkın olması sebebi ile iki başkan adayı kıyasıya bir yarışa girmiş ve sonucunda Adnan Polat kazanmıştı. Bunun dışında genelde camianın seçim ekibi olarak adlandırdığı ve her seçim öncesinde bir adayı işaret ettiği ve o adayın da kazandığı seçimler,daha doğrusu “seçin” ler yaşanmıştır.

Yine geriye doğru baktığınız zamanda Galatasaray yönetimlerinde hep bu seçim ekibinden kişilerin olduğunu hep belli başlı isimlerin yer aldığını görürüz. Bu isimleri biraz saymak gerekirse,Özkan Olcay, Şükrü Ergün, Ali Dürüst, Temel Aksoy, Özer Saracoğlu, Mete Başol, Burak Elmas, Refik Arkan, Niyazi Yelkencioğlu, Orhan Yüzen, Mehmet Şencan, Ahmet Ünüvar,Cengiz Özyalçın, Ergun Gürsoy, Mehmet Helvacı, Turgay Kıran, Ahmet Özdoğan, Emel Çabukoğlu, Yalçın Orhon, Adnan Öztürk, Ahmet Raif Ünüvar, Fatih Gökşen, Ali Gürsoy, Semih Haznedaroğlu, Adnan Polat, Işın Çelebi, Engin Akçakoca, Ahmet Dedehayır, Haldun Üstünel, Tunca Hazinedaroğlu. Bu saydığım isimler en az bir veya ikişer kez Galatasaray yönetimlerinde görev yapmış hatta başkanlık yapmış kişiler. Burada cevaplanması gereken soru bir ay sonraki erken seçimde Galatasaray’ı yine bu seçim ekibinin işaret ettiği kişiler (bu Dursun Özbek ve ekibi de olabilir) mi yönetecek yoksa camiada hatırı sayılır bir çoğunluğu olan ve artık Galatasaray’da bazı değişimler olması gerektiğini düşünen genç vizyon sahibi Galatasaray sevdalılarının belirlediği yeni bir isim ve yeni bir liste mi ? 1 ay gibi kısa bir süre olması sebebi ile bana ikinci şık biraz zor gibi geliyor ama söylediğim gibi burası Galatasaray ve dinamikleri çok farklı işleyen bir kulüp. Yaklaşık 6-7 ay kadar önce yukarıda bahsettiğim genç grubun da desteği ile seçime gitmek için imza toplanmış ve yaklaşık 1400 imzaya ulaşılmıştı, sayı 1600 olsaydı seçime gidilecekti bu detayı da atlamamak lazım.

Öyle yada böyle yukarıda belirttiğim gibi Galatasaray’ı hem saha içinde hem saha dışında zorlu bir 1-2 aylık süreç bekliyor. Takımı devre arası hazırlık kampına götürecek teknik direktör seçimi şuan için bence en kritik konu çünkü Özbek yönetimi de sportif başarının gelmemesi halinde işlerin bir hayli zor olacağının farkında. Bana göre de Galatasaray belki  tarihinin en kritik sezonlarından birini daha yaşıyor. Sezonu sonu şampiyonluğun gelmemesi halinde hem maddi hemde manevi anlamda büyük bir erozyon Galatasaray’ı bekliyor.

İnsan düşünmeden edemiyor, acaba Tudor Malatya maçına 3’lü savunma ile çıkmasa ve inanılmaz savunma hataları sonucu Galatasaray maçı kaybetmeyip oradan 3 puan ile lider dönse bütün bunları yaşayacak mıydık . Tabi ki de Hayır ! 

Ama futbol maalesef özellikle ülkemizde böyle bir oyun; takımların,antrenörlerin,başkanların kaderi sol stoperin ve sol bekin kademeye doğru girip girmemesi  arasındaki ince detaya bağlı.

Hepinize sevgiler…  

Tartışmaya Katıl