Güncel

Igor Tudor Gitsin Mi ?

Bu ilk yazımı şu sıralar futbol gündemini özellikle de Galatasaray camiasını oldukça meşgul eden Igor Tudor üzerine yazmak istiyorum.

 

Galatasaray, 2013 Eylül ayında Fatih Terim’in olaylı bir şekilde 3. kez Galatasaray’dan ayrılıp A Milli takımın başına geçmesi ile başlayan ve 15 Şubat 2017 de Igor Tudor’un göreve gelişine kadar olan süreçte 2 İtalyan (Roberto Mancini ve Cesare Prandelli ) 2 Türk (Mustafa Denizli ve Hamza Hamzaoğlu ) 1 tane da Hollandalı (Jan Olde Riekerink ) olmak üzere değişik futbol tarzlarında ve değişik oyun anlayışlarını benimseyen toplam 5 teknik direktör değiştirmişti. Bu teknik direktörlerden sadece Riekerink için Galatasaray’ın kalibresinde olmadığını diğer 4 teknik direktörün Galatasaray için  yeterli seviyede olduğunu söyleyebiliriz. Fakat bu süreçte teknik direktör değişikliğine rağmen kazanılan sadece 1 lig şampiyonluğu 1 Türkiye Kupası ve 1 Süper kupa ile yaşanılan bir lig 6.lığı ve lig 4.lüğü ile Galatasaray  başarısız bir dönemi geride bırakmış ve bir nevi dibi görmüştü.

    15 Şubat 2017’de Karabükspor’a oynattığı göze hoş gelen futbol ile dikkatleri çeken 39 yasindaki genç teknik adam Igor Tudor göreve getirildi. Tudor göreve geldiğinde başta oyun sistemi olmak üzere oyuncuların belli kalıpların dışına çıkması adına denemeler yaptı çünkü yolunda gitmeyen şeyler vardı ve bunların değişmesi gerekiyordu , fakat mevcut doymuş,artık belli tempoyu kaldıramayan ve kariyerinin sonuna gelmiş oyuncular ile ne bir sistem değişikliği ne de oyun içi tempo yakalamak imkansızdı tüm çabalara rağmen sonuçlar değişmedi ama Tudor ve ekibi kararı vermişti bu oyuncu grubu ve bu düzen değişmeliydi zaten bunun sinyallerini de bazı maçların sonunda verdiği demeçlerden anlıyorduk.

Sezonun bitimi ile beraber Galatasaray yönetimi kendi kişisel fikrim çok yerinde bir o kadar da riskli bir karar alarak Tudorla yola devam kararı aldı. Kararın kanımca doğru olmasının sebebi her fırsatta bu kadronun miladını doldurduğunu değişmesi gerektiğini ve önümüzdeki sezon çok farklı bir Galatasaray izleteceğini ısrarla vurgulayan Tudor’a yeni bir takım ve sezon başı o takımla hazırlık dönemi geçirme ve kendi kurduğu takım ile neler yapabileceğini gösterme fırsatı verilmeliydi. Tudor , sportif direktör Cenk Ergün ve scout ekibi ile birlikte yeni sezonun planlamasını yapmaya başlamış,oynatmak isteği oyuna uygun oyuncu listesini yönetime sunmuş ve çalışmalara başlamıştı.Galatasaray kağıt  üzerinde yıldız ama sahada varlık gösteremeyen  yabancı oyuncular ve uzun suredir beklenen çıkışı yapamayan yerli oyuncular ile birer birer yollarını ayırdı, bir diğer değişle ki bu da benim şahsi fikrim  Hamza Hamzaoğlu zamanında  3 kupa ve 4. yıldızın kazanıldığı sezon sonunda yapması gerekeni geç de olsa uygulamaya koymuştu. Cenk Ergün yoğun mesai harcayarak yeni transferleri gerçekleştirmeye çalışıyordu, ilk etapta Gomis,Belhanda ve Maicon transferleri yapıldı ve Galatasaray geçmiş sezonlarda sürekli arıza gösteren stoper,on numara ve santrafor bölgesini tamir etmişti, ama daha tamir edilmesi gereken bir çok mevki vardı.

 

Ve Galatasaray adına belkide sezonun ilk kırılma anı Östersunds maçı : Galatasaray henüz 1 haftalık hazırlık dönemi ve takıma alışmamış 3 yeni oyuncusu ile Östersunds karşısına çıktı hazır olmamanın verdiği dezavantaj sonucunda Galatasaray otoriteler tarafından kendisinden oldukça zayıf olarak lanse edilen ama ligi başlamış ve hazır bir takım görüntüsündeki Östersunds’a 2-0 ve 1-1’lik skorlar sonucu elenerek avrupaya veda etti.(Zayıf olarak lanse edilen Östersunds’un Uefa Avrupa liginde grubunu lider bitirip bir üst tura çıktığını da burada bir dip not düşelim) Bu iki karşılaşmada yeni transferler Maicon ve Gomis her ikisinde, Belhanda ise sadece rövanş maçında oynayabilmişti geri kalan takım ise Tudor’un geçen sene ısrarla çoğunluğun değişmesi gerektiğini düşündüğü oyunculardan kurulu idi. Tudor’un ısrarla vurguladığı yetersizlik bu maçlar sonunda görülmüş oldu. Selçuk-Tolga orta sahası,Sinan-Yasin kanatları ve Linnes-Carole bekleri vasat bir İsveç takımını bile elemeye yetmemişti. Rövanş maçının sonunda Tudor basın mensuplarının karşısında tabir-i caiz ise dayak yedi ama büyük bir olgunluk ve sakinlikle “Yineliyorum bu sene mükemmel bir Galatasaray olacak” dedi.

Galatasaray devam eden süreçte Fernando,Mariano,N’Diaye,Feghouli transferleri ile arızalı mevkilerini tek tek tamir etmeye başladı ve transferin son günü yine benim kişisel fikrim Galatasaray adına transfer döneminin hatalı iki hamlesi yapılarak Latovlevici ve sosyal medya transferi Denayer alındı ayrıca Muslera’yı yedeklemesi için tecrübeli kaleci Carrasso transfer edildi yoğun uğraşlara rağmen şuan halen Galatasaray’ın en sorunlu mevkisi olarak görülen sol bek mevkii’ne Asamoah transferi gerçekleşmedi.

   Yazımın bundan sonraki bölümünde bugün gelinen noktaya değineceğim ; Galatasaray Tudor’un Östersunds maçından sonra söylediği gibi lige mükemmel bir başlangıç yaptı ilk 8 haftada sadece tek beraberlik alıp bunun yanında sahada oynadığı tempolu,agresif ve göze hoş gelen futbol ile taraftarını da tribünlere çekmeyi başarmış camia da tam bir bahar havası yaşanmaya başlamıştı ki ne olduysa 9.haftadan sonra oldu Galatasaray belki de sezonu erken açmanın getirdiği erken form sonrası öngörülen fiziksel düşüşü yaşamaya başladı  9-14 haftalar arası 11 puan kaybetti bu süreçte oynanan Fenerbahçe ve Trabzonspor maçlarında Galatasaray bariz hakem hatalarına maruz kalmış,Beşiktaş maçında oyunun ilk devresini istediği gibi götürmüş fakat 2.devrenin hemen başında en güvendiği pozisyon olan kaleci’sinin büyük hatası ile geri düşmüş daha sonrasında sahada oyuncu grubunun akıl almaz bir şekilde reaksiyon gösterememesi sonucunda 3-0 gibi ağır bir mağlubiyet almıştır sadece bu süreçte oynanan ve 5-1 gibi ağır bir mağlubiyet ile sonuçlanan Başakşehir maçında Tudor’un gerek sahaya çıkardığı 11 gerekse oyuna müdahale konusunda büyük yanlışlar yaptığını diğer maçlarda çeşitli bazı etkenlerin de mağlubiyetlerde rol oynadığını söylersek bence yanılmış olmayız.


Bugün Galatasaray ligde 15 hafta sonunda 32 puanla hala lider durumda ve geride kalan 15 haftanın 14’ünde de hep liderdi. Şampiyonluk yolundaki en ciddi iki rakibi Fenerbahçe’nin 3 Beşiktaş’ın ise 5 puan önünde. Galatasaray’ın önündeki iki maçı büyük sürprizler olmaması durumunda kazanacağını düşünürsek ve diğer rakiplerinin de 2 maçta 6 puan aldığını varsayarsak bu Galatasaray’ın devreyi 38 puanla lider ve rakiplerinden 3 ve 5 puan farkla bitireceği anlamına gelir.İkinci devre Galatasaray’ın aynı performansı sergilemesi durumda ki Fenerbahçe deplasmanı hariç diğer bütün derbyleri evinde oynayacağı ayrıca devre arası en sıkıntılı pozisyon olan sol bek mevkisine bir transfer yapılacağını sezonun ilk devresi yeteri katkıyı alamadığı Feghouli’nin iyi bir devre arası kampı ile ikinci devre daha etkili olabileğini de düşünürsek Galatasaray sezonu 76 puan civarı ile bitirecektir ve geçmiş sezonlara baktığımız zaman bu puan şampiyonluk için yeterlidir.

Şimdi yazımın başlığına gelmek istiyorum ve bütün spor kamuoyunun ortak düşüncesi haline gelmiş Igor Tudor Gitsin ! fikrine bir soru ile karşılık vermek istiyorum.

Igor Tudor Neden Gitsin ??? 

  • Son iki sezondur ilk 3’e giremeyen takımı sil baştan kurup rakiplerine puan farkı atıp lider olduğu için mi ?
  • Östersund gibi vasat bir takımı bile eleyemeyen oyuncularla geçen sene derby kazanamadığı ve bunun da sürekli önüne konup derby fakiri damgası yediği için mi ?
  • Fenerbahçe ve Trabzonspor maçlarında bariz hakem hatalarına maruz kalıp,Beşiktaş maçında kalecisinin büyük hatası ile bu sezon henüz derby kazanamadığı için mi ? 
  • İki sezondur ligi sürklase eden Beşiktaş’a geçen sezon 30 dakikada 3 gol atan ve iki sezondur Vodafone Park’ta kaybetmeyen Başakşehir’den fark yediği için mi ?
  • Rijkaard,Mancini,Mustafa Denizli,Prandelli kadar kariyeri olmadığı için mi ? (Kariyeri olanların Galatasaray’ı ilk 3’e sokmada başarısız olduğunu düşünürsek )  

Avrupa’da her teknik adam Zidane gibi Leonardo gibi ya da Gattuso gibi kariyerine Real Madrid ,Inter ve Milan gibi üst düzey kulüplerde başlayamıyor maalesef , Tudor da basamakları yavaş yavaş çıkan ve ilerde 10 sene üst düzey futbol oynadığı İtalya Serie A’da yada İspanya La Liga’da çalışmayı hayal eden bir hoca ben biraz sabredildiği takdirde o hedeflerine ulaşacağı kanaatindeyim

Yazımı bitirirken son günlerde yine büyük bir kamuoyu ile Galatasaray’ın başına tekrar gelmesi için uğraşılan ülkenin en başarılı teknik direktörü Fatih Terim’in Galatasaray’a ilk geldiği 96-97 sezonundaki derby karnesini de sizlere sunuyorum.

  • 2. Hafta   Galatasaray 1-0 Trabzonspor 
  • 4.Hafta    Galatasaray 0-4 Fenerbahçe 
  • 13.Hafta  Galatasaray 2-2 Beşiktaş 
  • 19.Hafta  Trabzonspor 0-0 Galatasaray 
  • 21.Hafta Fenerbahçe 3-2 Galatasaray 
  • 30.Hafta Beşiktaş 1-1 Galatasaray 

Uefa kupası şampiyonluğu ile sonlanacak 4 yıllık sürecin ve onu ülkenin en başarılı teknik direktörü yapacak kariyer başlangıcında Fatih Terim ve yeni kurulan Galatasaray’ın derby karnesine baktığımız zaman pek te parlak olmadığını görüyoruz,bu tablo da size Tudor hakkında bir hükme varmak adına yardımcı olabilir… 

One Response

  1. Kerem Ertopçu Aralık 11, 2017

Tartışmaya Katıl