Güncel

HOŞGELDİN FUTBOL

Yaklaşık 2.5 aylık sıkıcı ve futbolsuz geçen yaz döneminin ardından nihayet ülkemizde ve diğer Avrupa ülkelerinde ligler başladı. Bu yaz biraz olsun Dünya kupası içimizi ısıtsa da normal futbol sezonlarının yerini hiç bir şey tutmuyor. Bende uzun bir aradan sonra tekrar sizlerle buluştuğum için ayrı bir mutluluk duyuyorum. Öncelikle 2018-2019 futbol sezonunun tüm takımlar için kazasız belasız bir sezon olmasını dilerim. Umarım yeni sezon arzu ettiğimiz gibi centilmence barış içinde ve sadece futbolun konuşulduğu bir sezon olur.

Ülkemizin içinden geçtiği derin ekonomik kriz ve buna bağlantılı olarak kulüplerimizin de içinde bulunduğu maddi sıkıntılar da eklenince bu yaz transfer sezonu geçtiğimiz yıllara oranla biraz daha sessiz geçti diyebiliriz. Bu  yaz flaş transferler kalkan inen uçaklar yada çilekler göremedik. Ne demişler “Bir musibet bin nasihatten iyidir” senelerdir kulüplerimizi ayaklarını yorganlarına göre uzatmaları konusunda uyarmamıza rağmen gelinen nokta kulüplerimizin özellikle ekonomik anlamda ne kadar kötü yönetildiğinin bir göstergesidir. Günümüz futbolunda ayakta kalabilmenin Avrupalı kulüpler ile baş edebilmenin olmazsa olmazı güçlü ekonomidir, umarım kulüplerimiz bundan sonra güçlü ekonomik reformlar ve doğru futbol aklı ile hem ekonomilerini düzeltir hemde sürekli tüketmek yerine artık üretmenin yetiştirmenin de önemli olduğunu kavrarlar.

Bu noktada hazır ekonomi demişken TFF’nin yeni almış olduğu kulüplerin borcunun artık kulüplerden değil, o dönemin kulüp yöneticilerinden tahsil edilmesi kararının futbol ekonomisine oldukça olumlu katkıları olacağını düşünüyorum. Bu karar ile Süper Lig, 1. lig, 2. lig ve 3. lig ve amatörler de dahil olmak üzere tüm kulüp yöneticileri önceki gibi artık kafasına göre borçlanma yapamayacak. Yöneticiler daha önce kulüpleri borçlandırıp,  mali kongrelerde delegelerin ellerini havaya kaldırmasıyla aklanıyordu. Şimdi TFF bu statüyü değiştirdi. Kulübün borçları bundan böyle kulübü borçlandıran yöneticilerden kesilecek. Böylece yöneticiler özellikle oyuncu transferlerinde paraları sokağa saçarken iki kere düşünmek zorunda kalacak.

Üç büyük kulübümüz ve Trabzonspor yukarıda belirttiğim gibi yaz transfer dönemini oldukça durgun geçirdi. Fenerbahçe yeni başkanı Ali Koç’un da futboldaki düzeni değiştirmek istemesi nedeni ile Barış Alıcı, Berke Özer, Ferdi Kadıoğlu gibi genç oyuncuları bünyesine katarken premier lig patentli iki hücum oyuncusu Ayew ve Slimani ile de kiralık anlaşarak kadrosunu güçlendirdi. Son şampiyon Galatasaray da maddi sıkıntılardan en çok etkilenen kulüp oldu FFP anlaşması gereği sattığı kadar oyuncu alabilecek Galatasaray bir yandan yüksek maliyetli oyuncularını elden çıkarmaya bakarken diğer yandan da kadrosunu güçlendirmeye çalışıyor. Galatasaray bu yaz transfer dönemi sadece Akhisarspor’dan bonservisi elinde olan Muğdat Çelik Everton’dan kiralık olarak Onyekuru ve geçen sezon kiralık oynayan İnter’den sol bek Nagatomo’ya imza attırabildi. Beşiktaş Dünya kupasında piyasası artan stoper Vida’ya gelecek teklifleri beklerken kadrosunu stoper Rocco ile takviye etti ve kaleci Fabri’yi de Fulham’a sattı. 

Transferin bitmesine artık 2 hafta gibi bir zaman kala takımlarımızın son bir hamle ile kadrolarını güçlendirme çalışmaları da görünen o ki son güne kadar devam edecek. Bu konu ile ilgili benim kişisel düşüncem bence bizde de örneğin İngiltere’de olduğu gibi transfer sezonu liglerin başlamasından bir yada iki gün önce bitirilmeli. Bu şekilde takımlarımıza planlamalarını daha erken yapmaları konusunda bir yaptırım uygulanır ayrıca ligler başladıktan sonra ilk 2-3 haftada alınan kötü sonuçlar sonrası acelece ve bilinçsiz yapılan transferlerinde önüne geçilmiş olur. 

Ligimizde ilk haftaya bakacak olursak genelde ilk haftalar sürprizlere açık olmasına rağmen bu sezon ilk haftada özellikle 3 büyükler herhangi bir sürprize izin vermedi. Galatasaray deplasmanda ligin eski ama yeni takımı Ankaragücü’nü 3-1 ile geçerken Fenerbahçe kendi sahasında Bursaspor’u 2-1 mağlup etti. Beşiktaş da yine kendi sahasında Akhisarspor’u 2-1 yenmeyi başardı geçen sezon son haftaya kadar şampiyonluk iddaasını sürdüren Başakşehir de kendi sahasında Trabzonspor’u 2-0 ile geçerken haftanın dikkat çeken karşılaşmaları Rize-Kasımpaşa ve Göztepe-Yeni Malatya mücadeleleri oldu. 

İlk hafta dikkat çeken ve güzel futbola sekte vuran olay stadyumların zemin sorunu oldu. Bu kadar ciddi yatırımların yapıldığı ve her geçen gün dış dünyada izlenirliği artan ligimizde zeminlerimizin içler acısı durumu bize yakışmıyor. İyi futbol iyi zeminde oynanır bu bir gerçek ve TFF’nin acilen bu duruma bir çözüm bulması gerekir diye düşünüyorum gerekirse stadyumların zemin bakımları kulüplerden alınıp gençlik spor müdürlüğüne yada federasyonun kendisine verilmeli . 2024 Avrupa şampiyonasına aday olduğumuz şu günlerde zeminlerin bu kadar kötü olması bizim adımıza eksi puan.

İlk hafta bir diğer dikkat çeken olay da ligimizde bu sezon ilk kez uygulamaya konan VAR sistemi oldu. Dünya kupasında artılarını çokça gördüğümüz bu uygulama henüz ligimizde istenen seviyede değil bunun başlıca sebebi de hakemlerimizin seviyesinde yetersizlik. Her yeni uygulamada başlangıçta yaşanan sorunlar olabilir ben zamanlar VAR uygulamasının da ülkemizde oturacağını düşünüyorum. 

İlk hafta değerlendirmemiz şimdilik bu kadar yazımı bitirmeden önce bu akşam şampiyonlar ligi ön eleme rövanş maçına çıkacak temsilcimiz Fenerbahçe’ye başarılar diliyorum. 1-0’ın rövanşında umarım senelerdir süren şansızlıklarını kırıp play-0ff’a kalıp ardından ülkemizi şampiyonlar liginde temsil ederler.

 

Hepinize Mutlu Bir Hafta Dilerim…

Tartışmaya Katıl