Güncel

EYLÜLDE GEL

Süper Lig’de yaz arasının ardından  2018-19 sezonunun ilk üç haftası geride kaldı. Geride kalan üç haftaya ve bundan sonra bizleri neler bekliyor şöyle bir göz atalım. Yaz transfer sezonunun bitmesine dört gün kala özellikle Galatasaray ve Fenerbahçe’yi bana göre oldukça hareketli günler bekliyor. Ciddi kadro zaafiyeti bulunan ve ligde istediği gibi başlayamayan Fenerbahçe’nin mutlaka bu son dört günde ciddi transfer hamleleri yapmasını bekliyorum. Yine Galatasaray’ın da her ne kadar rakiplerine oranla daha hazır bir görüntü sergilese de Şampiyonlar Ligini düşünerek bir üst seviye santrafor transferi yapması gerekiyor. 

Şimdi genel değerlendirmelerime geçebilirim. 

GALATASARAY

Geçen sezonun şampiyonu ve ilk üç haftanın lideri Galatasaray ile başlamayı uygun buldum. Yaz transfer sezonunu FFP kıskacı altında oldukça sessiz geçiren Galatasaray bütün olumsuzluklara rağmen rakiplerine oranla sezona daha hazır ve iyi bir başlangıç yaptı. İlk üç maçın ikisini çok etkili olduğu iç sahada oynaması kendileri adına bir avantaj oldu bu sıkıntılı süreci en azından puan kaybı yaşamadan geçmiş oldular.

Galatasaray adına kimileri için sürpriz kimileri için ise beklenen bir durum olan Gomis’in satışı sonrası bir numaralı gündem maddesi santrafor transferi gibi gözüküyor. Gomis varken bile bir santrafor daha isteyen Fatih Terim’in şuan ki durumda en azından bir şartların oluşması halinde iki santrafor transferi planladığını zaten kendisi de söyledi. N’Diaye ve Emre Akbaba transferi sonrası orta sahasında sıkıntı kalmayan Galatasaray son dört günde bir yada iki santrafor bir stoper ve bir alternatif sol bek alarak kadrosunu tamamlamaya çalışacak. Mevcut kadro ligi götürmeye yetebilir fakat Şampiyonlar Ligi için mutlaka takviye şart. Yapılacak transferlere gelecek oyuncuların profiline ve tabi ki de grupta karşılaşacağı rakiplere ve hatta bu rakipler ile ne zaman ve ne şekilde oynayacağına göre Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligindeki şansını ilerleyen günlerde tekrar değerlendiririz.

Galatasaray’ın dün akşam oynadığı Alanya maçı ile ilgili konuşmak gerekirse ilk yarısı durgun geçen mücadelede ikinci yarıda arka arkaya bulduğu goller ile rahatlayan Galatasaray özellikle 60. dakikadan sonra antrenman havasında geçen bir maçta 6-0’lık güzel bir galibiyet almış oldu. Emre Akbaba’nın iki gol atması oyuna giren genç oyuncular güzel hava hepsi bir araya gelince Galatasaray taraftarı adeta bir bayram havası yaşamış oldu. Oyun ile ilgili konuşmak gerekirse ilk yarıdaki durgun oyunun sebebini ön taraftaki Onyekuru-Eren-Sinan üçlüsünün hareketsiz oyununa ve Emre Akbaba’nın biraz sıkışık alanda kalmasına bağlayabiliriz. İkinci yarıda skor avantajı elde edildikten sonra daha hareketli oynayan ve boş alan bulan Galatasaray’ın farkı arttırması da kolay oldu. Sürekli eleştirilen Belhanda’nın bu maçtaki etkili oyunu da Emre Akbaba transferinin ne kadar doğru bir karar olduğunu bize bir kez daha gösterdi.O bölgeye oyunu iki yönlü oynayabilen bir oyuncunun dahil olması ile Belhanda’nın performansının artacağını hep söyledik hatta Fernando da esas yerine savunma önüne geçince ortaya daha farklı bir orta saha çıkıyor, N’Diaye’nin de katılımı ile  Galatasaray’ın orta sahadaki zenginliğinin daha da artacağını düşünüyorum. 

Kısacası Galatasaray için işler şimdilik yolunda gibi görünüyor. Yukarıda belirttiğim gibi gelecek oyuncuların kim olduğunu gördükten sonra ilerisi için daha sağlıklı yorumlar yapabiliriz. 

BEŞİKTAŞ

Beşiktaş geçen sezonu dördüncü bitirerek sezonu erken açmak zorunda kaldı. Uefa Avrupa Liginde oynadığı ön eleme maçlarında Lask Linz maçı harici çok ciddi sıkıntı yaşamayan Beşiktaş ligde ilk iki haftada 6 puan aldıktan sonra bu hafta kendi sahasında Antalyaspor’a 3-2 kaybetti ve uzun süren Vodafone Arena’da yenilmezlik serisi de bitmiş oldu. Kaleci Fabri’yi Fulham’a sattıktan sonra kaleci arayışına giren Beşiktaş Liverpool’dan Loris Karius’u iki yıllığına kiralayarak kaleci sorununu çözmüş oldu. Karius ile ilgili bir kaç kelime söylemek gerekirse 2 yıl önce Almanya’nın gelecek vaad eden 2-3 kalecisinden biri olarak gösteriliyordu. Geçen sezon Şampiyonlar Ligi finalinde yaptığı büyük hatalar üzerinden özellikle sosyal medyada alay derecesine varan yorumlar yapıldı ki ben bu yorumların aşırıya kaçtığını ve bahsedilen kadar kötü bir kaleci olmadığını düşünüyorum. Finalde yaşadığı her kalecinin başına gelebilecek türden şanssız bir geceydi. Sonuçta finale gelene kadar da Liverpool kalesinde oynadığı unutulmamalı. İki yıl sonunda beklenen performansı gösterip ve Beşiktaş’ta satın alma opsiyonunu kullanıp 8 milyon avroyu ödeyebilirse uzun yıllar kaleci sorunu yaşamayacağını düşünüyorum.

Beşiktaş için şuan görünen en büyük sorun Talisca sonrası hem skor anlamında hemde oyun anlamında bir on numara bulamamış olmaları. Önümüzdeki bu son dört günde  onların da özellikle bu mevki için arayışlarını yoğunlaştırıp buraya bir oyuncu transfer edeceklerini düşünüyorum.

Beşiktaş’ın son oynadığı Antalya maçı için konuşmak gerekirse özellikle ilk 20 dakikada oynadıkları hızlı topu karşı alana çabuk taşıyan pas alışverişinde başarılı oyun ile maçı kolay kazanacaklarını tahmin ediyordum ama arka arkaya yedikleri şok iki gol onları hem oyundan düşürdü hemde rakip Antalyaspor’un daha kendine güvenli oynamasını sağladı. Burada Beşiktaş için en büyük sorun bitirici bir santrafor yada skor yapacak bir on numaralarının olmayışı. Oğuzhan’ın geçen seneden devam eden formsuz görüntüsü son paslarda ve gol vuruşunda etkisiz olmalarını sağlıyor. Beşiktaş 3-2’yi erken bulsa da kalan uzun süreye rağmen en azından beraberliği getirecek golü atmayı başaramadı. Bana göre Larin-Vida değişikliği sonrası oyun orta sahası boş etkili baskıdan ziyade doldur boşalta döndü ve Beşiktaş burada beraberlik ve hatta galibiyet şansını yitirmiş oldu.

 

FENERBAHÇE

Sezona en sıkıntılı başlayan takım geçen sezondan kalan bazı sıkıntılarını hala çözememiş olan Fenerbahçe oldu. Yeni başkanı Ali Koç ve futbolda yeni oluşturmak istedikleri düzen çerçevesinde sportif direktör Comolli ve Hollandalı teknik adam Cocu ile bazı şeyleri değiştirmek istedikleri kesin ama gerek finansal sıkıntılar gerekse takım içerisinde hala çözülememiş bazı sorunlar biraz daha zamana ihtiyaçları olduklarını açıkça gösteriyor. Saha içi problemleri söylemek gerekirse oyunu iki yönlü oynayacak bir 8 numara bulunamamış olması beklerin yetersiz performansı ve geçen sezondan devam eden kaleci ve kolay gol yeme sorunu sahada istenen futbolun bir türlü oynanamamasına sebep oluyor.

Galatasaray için ilk üç maçın ikisini iç sahada oynamak ne kadar avantaj olduysa Fenerbahçe için iki dış saha maçı bir o kadar dezavantaj oldu zaten özgüven sorunu yaşayan takım Benfica’ya eleniş ve iki dış saha maçında alınan mağlubiyet ile sonrası moral motivasyon olarak yine geriye gitti. Yazımın başında belirttiğim gibi zaten kadro zaafiyeti olan Fenerbahçe Josep De Souza ve Guliano’nun satışı sonrası önümüzdeki dört günde mutlaka orta sahaya en az bir hatta belki iki transfer yapmak durumumda yine Volkan’ın formsuzluğu göz önüne alınarak en az onun ayarında bir kaleci ve bir sol bek transferi de gerekli gibi duruyor. Silimani ve Frey transferleri sonrası forvet hattında çok sıkıntı görünmüyor yine stoper Reyes ile de oradaki alternatifi çoğaltmış oldular.

Transfer demişken bir iki kelime de Fenerbahçe’nin İstanbul’a getirip sağlık kontrolü sonrası transferinden vazgeçtiği Marco Fabian hakkında bir şeyler söylemek istiyorum. Son 2.5 yılda sadece 49 maç oynayabilmiş ve oynadığı zaman da performansı sorgulanan ilk Avrupa deneyimini 27 yaşında yaşamış bir oyuncuyu hangi futbol aklı Fenerbahçe’ye önerdi bunu çok merak ediyorum. Ekonomik sıkıntıların olduğu ve her bir kuruşun dikkatli harcanması gereken bir ortamda Fenerbahçe adına oyuncunun sağlık kontrolünden geçememiş olması onlar adına büyük şans. Ayrıca biraz İspanyolca bilen arkadaşların internette Marco Fabian Meksika gece hayatı şeklinde yapacakları arama sonunda oyuncunun gece hayatı konusunda hiçte parlak bir geçmişe sahip olmadığını görmeleri içten bile değildir. Fenerbahçe adına büyük bir hatadan döndükleri için oldukça mutluyum. 

Fenerbahçe’nin bu hafta oynadığı Göztepe maçına ilişkin yorum yapmak gerekirse aslında kaybedecek kadar kötü oynamadıklarını ve hatta maçı kazanacak pozisyonları da bulduklarını söyleyebiliriz. İlk devre özellikle Mehmet Topal’ın direkten dönen pozisyonu gol olsa maç onlar adına başka bir boyut kazanabilirdi. Halil Akbunar’ın şık golüne kadar da kalelerinde fazla pozisyon vermediler. Yukarıda bahsettiğimiz saha içi sorunlar tabi ki de bu maçta yine ortaya çıktı. 

Fenerbahçe için bir başka sıkıntı da teknik direktör Cocu olabilir. Kendisi çok başarılı bir teknik adam olabilir büyük saygı duyuyoruz fakat Türkiye liginin dinamikleri çok farklı ve daha önce ülkemize gelmiş çeşitli Avrupalı özellikle Hollandalı teknik adamların yaşadığı sorunları göz önüne alınca işinin hiç kolay olmadığını söylemek zor değil kaldı karşısında bu ligi yemiş yutmuş Fatih Terim ve Şenol Güneş gibi iki tane tecrübeli hoca varken neler yapabileceğini hep beraber göreceğiz. 

Yazımı bitirirken Süper Lige 3 te 3 yaparak başlayan Kasımpaşa’dan ve başarılı teknik adamları Kemal Özdeş’ten bahsetmek istiyorum. Mütevazi kadroları ve bütçeleri ile gerçekten çok başarılı işlere imza atıyorlar. Geçen sezon yakaladıkları başarılı çizgi bu sezon da özellikle hücümda Trezeguet ve Diagne gibi etkili iki adamlarının da yükselen formu ile artarak devam ediyor. Kemal Özdeş hiç bir polemiğe girmeden ve arkasında herhangi bir medya,kurum yada kuruluşun desteği olmadan sadece işini yapmaya devam ediyor. Geçen sezon kendisini görevden alıp tekrar geri getiren yönetimine de büyük bir yanlıştan döndüklerini de her fırsatta gösteriyor. Başarılarının devamını diliyoruz.

İlk üç hafta sonunda Sivasspor ve Alanyaspor için pek olumlu şeyler söylemek mümkün değil. Acil radikal önlemler alıp gerekirse oyuncu takviyesi yapılmaz ise kendileri için sezon sonu hüsran olabilir.

 

HEPİNİZE FUTBOL DOLU GÜNLER…

 

 

 

 

Tartışmaya Katıl