Güncel

BÜYÜK ALTAY 104 YAŞINDA

 “Altay Spor Kulübü’nde tanıdığım gençlik iftihara şayandır. Bu gençlik muvacehesinde istikbalin kuvveti ve saadeti en bariz görülmektedir.”

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk 14 Ekim 1925 tarihinde Altay Spor Kulübü’nü ziyaretinde kulüp defterine işte bu sözleri yazıyordu.

    16 Ocak 1914 yılında kurulan Altay Spor Kulübü bugünlerde 104. yaşını kutluyor. Kurulduğu günden bugüne kadar Türk futboluna önemli yıldızlar kazandıran Altay Spor Kulübü , 104 yıllık mazisi ile Türk sporunun güzide ve öncü kulüpleri arasında yer almıştır.  Siyah-beyaz renkler, Ege’de Milliyetçilik bilincinin yerleşmesinde, milli mücadelede, özgürlük savaşında, Cumhuriyet’in kuruluşunda ve sonrasında her zaman önemli rol üstlenmiştir. 15 kez İzmir şampiyonluğu yaşayan, kendi bünyesinden Göztepe ve Altınordu gibi yine iki değerli camiayı çıkarmış, eski adı Fuar Şehirleri kupası olan Uefa kupasına katılan ilk Türk takımı özelliği taşıyan bir kulüptür. Altay’ın 104. yaşını kutluyor ve başarılarının devamını diliyoruz. 

  Yazımın devamında benim adıma Altay tarihinin kırılma anlarından birinden  biraz da nostalji yaparak bahsetmek istiyorum. Tarihler 12 Şubat 2000’i gösterdiğinde o zamanki adı ile 1.Lig şimdiki adı ile süper ligin 20. haftasında Altay kendi sahasında Fenerbahçe’yi konuk ediyordu. Altay bu maç öncesinde 28 puan ile ligde 8. sıradaydı,lige iyi başlamasına rağmen ilerleyen haftalarda istikrarsız bir görüntü çizen Altay yinede ilk onluk dilimde yer alıyordu. Bu maçtan alacağı bir galibiyet ile önümüzdeki haftalarda Avrupa kupalarına katılma adına umutlanabilirdi.

 İzmir Atatürk Stadyumunda o stada göre dolu sayılabilecek bir seyirci grubunun önünde oynanan maçta Fenerbahçe 6. dakikada Abdullah ile öne geçmişti daha sonraki bölümlerde oyunu dengeleyen Altay maça ortak olmuş beraberlik golünü bulmuş tekrar yeni duruma düşmesine rağmen 71. dakikada Özkan’ın ayağından bulduğu golle tekrar beraberliği yakalamıştı. İşte belki de Altay’ın makus talihi o gün o dakikadan sonra başlamış oldu. 71 ve 85. dakikalar arasında oyunun hakimiyetini iyice eline geçiren Altay artık kendisine galibiyeti ve belki de ilerleyen haftalarda Avrupa kupalarını getirecek golü ararken 85. dakikada oyuna ikinci yarıda giren Sinan Ertan, Haydar’ın pasında ceza sahası içinde iki Fenerbahçe’li oyuncuyu çalımladıktan sonra önce topu direğe nişanlayıp ardından akıl almaz bir şekilde boş kale yerine auta attı. Tribünlerdeki binlerce Altay’lı (içlerinden biri de benim ) bu golün nasıl kaçtığına inanamamıştı. Daha bu golün nasıl kaçtığının şokunu üzerinde atamayan Altay taraftarı 90. dakikada savunmadan seken topa Fenerbahçe’li Ogün’ün harika vuruşu ile 3-2 geriye düşüp ikinci bir şoku daha yaşıyordu. Altay avucunun içindeki maçı kaybetmişti ve ben 18 yaşındaki bir delikanlı o gün belki de futbolda ilk kez bir takım için göz yaşı dökmüştüm bunun nasıl olabileceğini aklım almıyordu ama maalesef futbol böyle bir oyundu. Zamanın milli takımlar gelişim direktörü sevgili Cezmi Turhan’ın maçtan sonra bana sarılıp futbol senin gibi taraftarlar ile güzel üzülme dediğini daha dün gibi hatırlıyorum. Benim o gün döktüğüm göz yaşı belki de sene sonunda yaşayacağım daha büyük bir acının habercisiydi. Altay  o maçtan sonra kötü bir sihirli el deymiş gibi kalan maçlarda çok kötü bir performans sergileyip sondan bir hafta önce o maçtan 3 gün sonra Uefa kupasını kazanacak Galatasaray’ı İzmir’de 1-0 yenmesine rağmen son hafta Antalyaspor’a deplasmanda 3-1 kaybederek küme düşmenin acısını yaşadı.

 O tarihten sonra Altay  2003/2004 sezonunda tekrar süper lige çıkmasına rağmen aynı sene tekrardan bir alt lige düşmenin acısını yaşadı birçok kez play-off finallerinde yine uzatma anlarında yediği goller yada penaltı atışları sonunda talihsiz bir şekilde Süper Lig’in eşiğinden dönen Altay sonraki dönemlerde ekonomik sıkıntılar,yanlış yönetimler ve ilgisizlik yüzünden kendini 3.ligde buluverdi. Kim bilir belki 12 Şubat 2000’de Sinan Ertan o golü atsa bugün Altay adına çok başka senaryolar konuşuyor olabilirdik. 

   Altay bugünlerde tekrardan futboldaki o eski başarılı günlerine dönmek için yeniden küllerinden doğmak için mücadele gösteriyor, geçen sezon play-off finalinde penaltı atışları sonunda bir üst lige çıkmayı başardılar ve kimilerine göre kulübün üzerindeki son dakika ve penaltı lanetini ortadan kaldırdılar. Bu sene de hedefleri şampiyonluk PTT 1. Ligi ve ardından ait olduklarını düşündükleri Süper Lig.  Son hafta Gümüşhane deplasmanında aldıkları galibiyet onları oldukça morallendirdi, camia uzun bir süredir hiç olmadığı kadar birlik ve bütünlük içinde genç ve başarılı bir başkanları var. Başkanlarının bir sloganı var ” En çok biz isteyeceğiz , en çok biz çalışacağız , en çok biz inanacağız ”  umarım hedeflerine ulaşırlar. 

 

104. YAŞIN KUTLU OLSUN BÜYÜK ALTAY

Tartışmaya Katıl