Güncel

Ayrı Renkler Aynı Dertler ve Dibe Vurmuş Ekonomi !

     “Türk futbolu mali açıdan feci durumda. Buna Fenerbahçe de dahil. Birçok kulüp gibi bizim de maddi anlamda sıkıntılarımız var.”

Dün Aykut Kocaman’ın özel bir kanala verdiği röportajda sarf ettiği sözler. Yine bundan yaklaşık iki hafta kadar önce Ankaragücü teknik direktörü İsmail Kartal da kulüplerin ekonomisi ile ilgili konuşurken durumu şu sözler ile anlatıyor :

“Yalnız sıkıntılı olan takım biz değiliz. Antep,Eskişehir Manisa Karabük. Her yerden köklü Anadolu takımlarından büyük borç haberleri geliyor. Kimse farkında değil ama Türk futbolu çok ciddi bir batağın içinde”

Peki İsmail Kartalın dediği gibi gerçekten farkında değil miyiz yoksa herkes her şeyin farkında ama kimsenin işine mi gelmiyor ? Çünkü mevcut düzenin değişmesi halinde bu düzenden büyük paralar kaldıran kişilerin ekmek kapısı kapanacak bu da onların işine mi gelmiyor . Elbette ikinci yazdığımın olduğu aşikar.

Futbolumuzda yayın gelirleri,sponsor destekleri arttıkça, gerek siyasi gerek kişisel yapılan onca desteğe rağmen kulüplerin ekonomisi düzeleceği yerde her gün daha kötüye gidiyor. Bir kaç borçsuz kulübün dışındaki kulüplerin ki bunlara üç büyükler de dahil, doğru ve kurumsal bir şekilde yönetildiklerini söylemek çok güç. Kurumsal gibi görünen fakat olmayan kulüpler geçici sportif başarılar elde etseler bile yıllarca vergi borçları için siyasilerin; para için iş adamlarının; tesis için belediyelerin; kapısında bekleyip duruyorlar.

Son bir ay içerisinde önce Eskişehirspor ardından Gaziantepspor ile ilgili iflas ve maddi sıkıntı haberleri okuduk. Yine İsmail Kartalın belirttiği Manisaspor’un da maddi sıkıntılar ile boğuştuğunu duyuyoruz ve belki de henüz haber olmayan yada bilmediğimiz daha birçok kulüp bu sıkıntıları yaşıyor. Eskişehirspor’un siyasi yardımlar ile kaç kez iflasın kenarından döndüğünü herkes biliyor.

Gündemde bu üç takım olduğu için aşağıda bu üç kulübün son 10 yılda oyuncu satışından kazandığı paralara bir göz atalım.

GAZİANTEPSPOR

  • Rodrigo Tabata / 2009-2010 / Beşiktaş / 8 milyon Euro
  • Ayhan Akman / 1998-1999 / Beşiktaş / 6,5 milyon Euro
  • İsmail Köybaşı / 2009-2010 / Beşiktaş / 5,5 milyon Euro
  • Samuel Johnson / 1999-2000 / Fenerbahçe / 4,5 milyon Euro
  • Elvir Bolic / 1995-1996 / Fenerbahçe / 3,5 milyon Euro
  • Dany Nounkeu / 2012-2013 / Galatasaray / 3,3 milyon Euro
  • Olcan Adın / 2012-2013 / Trabzonspor / 3,25 milyon Euro
  • İbrahim Toraman / 2004-2005 / Beşiktaş / 3 milyon Euro
  • Muhammet Demir / 2015-2016 / Trabzonspor / 2,75 milyon Euro
  • Wagner / 2011-2012 / Fluminense / 2,4 milyon Euro

Son 10 yılda yaklaşık 39 milyon Euro.

ESKİŞEHİRSPOR

  • Erkan Zengin / 2014-2015 / Trabzonspor / 2,25 milyon Euro
  • Tarık Çamdal / 2014-2015 / Galatasaray / 4,75 milyon Euro
  • Aytaç Kara / 2014-2015 / Trabzonspor / 2,10 milyon Euro
  • Sezer Öztürk / 2011-2012 / Fenerbahçe / 2,75 milyon Euro
  • Alper Potuk / 2013-2014 / Fenerbahçe / 3,5 milyon Euro
  • Veysel Sarı / 2013-2014 / Galatasaray / 700 bin  Euro

Son 10 yılda yaklaşık 16 milyon euro

MANİSASPOR

  • Caner Erkin / 2007-2008 / Cska Moskova / 4 milyon Euro
  • Hakan Balta / 2007-2008 / Galatasaray / 1 milyon Euro
  • Selçuk İnan / 2008-2009 / Trabzonspor / 2 milyon Euro
  • Filip Holosko / 2008-2009 / Beşiktaş / 5 milyon Euro
  • Uğur İnceman / 2008-2009 / Beşiktaş / 1 milyon Euro
  • Yiğit Gökoğlan / 2012-2013 / Galatasaray / 2,5 milyon Euro

Son 10 yılda yaklaşık 15 milyon euro

Tablolardan da anlaşıldığı üzere bu kulüplerimiz en azından diğer Anadolu kulüplerine nazaran futbolcu satışlarından kasalarına ciddi paralar koymuşlardır. Buna rağmen bu kulüplerin şuan ki durumu ortada. Baktığımız zaman bu kulüplerin genelde şahıslar üzerinden yönetildiğini bu şahıslar gittikten sonra kulüplerinin içlerinin boşaltılıp bu hale geldiğini söyleyebiliriz. Gaziantepspor’da Kızıllar Ankaragücü’nde Gökçekler sonrası bir türlü istikrarlı bir maddi yapı oluşturulamadı. Yine Manisaspor’da Vestel’in sponsorluğu çekmesi sonrası aynı sıkıntıları yaşıyor. Bununla birlikte kulüplerin kontrolsüz transfer harcamaları, belli bir idari ve sportif futbol aklının olmayışından kaynaklı menajer bazlı yanlış futbolcu,teknik direktör tercihleri ,yetersiz kulüp tesisleri, sportif alt yapı eksikliği, stadyum yetersizliği ve buna bağlı olarak stadyum gelirlerinin olmayışı gibi sayabileceğimiz birçok sebep kulüplerin maddi anlamda çöküşünü de beraberinde getiriyor. Basit bir örnek ile açıklamak gerekirse; iyi bir alt yapınız yoksa sürekli tüketime dayalı bir kulüp olursunuz bunun üstüne doğru futbol aklınız olmadığı takdirde satın alacağınız oyuncu tercihlerinde tamamen menajerlere bağlı kalırsınız bunun yanında yine yanlış teknik direktör tercihi size yanlış oyuncu tercihini beraberinde sportif başarısızlığı getirir bu sefer de olmadı baştan mantığı ile yeni teknik direktör ve yeni oyunculara yönelirsiniz sürekli bu döngü sizi dar boğaza sokar.

 

Yine bu konu ile ilgili çarpıcı bir örnek vermek gerekirse; bugün herkesin gıpta ile seyrettiği Altınordu modelinin başlangıcı 2006 senesinde aslında Bucaspor’a dayanır. 2006 yılında Bucaspor Futbol Akademisini kuran Seyit Mehmet Özkan, Türkiye’nin en iyi futbol eğitim tesislerinden birini yaptı. 2012 yılına kadar, genç milli takımlara 20’ye yakın sporcu gönderen ve birçok Türkiye şampiyonlukları,ikincilikleri elde eden, ülkemizde övgüyle anılan bir sistemi kurdu. Bucaspor bu Akademiden çıkan bazı oyuncularının (Mehmet Batdal,Salih Uçan,Bekir Yılmaz,Sercan Kaya,Emrecan Afacanoğlu ) katkısı ile 2008/2009 ve 2009/2010 sezonları art arda şampiyon olarak adını süper lige yazdırdı.Seyit Mehmet Özkan daha sonra kulüp yönetimi ile yaşadığı bir takım sorunlar nedeni ile  Bucaspor kulübüne geri dönmemek üzere veda etti ve kurduğu sistemi komple Altınordu’ya taşıdı. Bucaspor bu dönemin ardından yukarıda bahsettiğim yanlış oyuncu-menajer-teknik direktör yanlışlarına düştü ve o da diğer birçok Anadolu kulübü gibi şuan maddi imkansızlıklar içinde ayakta kalma savaşı veriyor.

Yukarıda bahsettiğim kulüplere daha bir çok örnek verebilir ve sayfalarca yazabilirim. Uzun lafın kısası futbolumuz ciddi bir ekonomik dibe vurmuşluğun içerisinde ve derhal müdahale edilmez ise durum daha da kötüye gidecek, acil olarak başta alt yapı ve mali disiplin gibi konularda radikal kararlar almalı ve bunları uygulamaya koymalıyız. Futbolu gerçekten bilen bu işin içinden gelmiş kişilere emanet edip sadece parası olduğu için o koltuklarda oturanların oyuncağı olmaktan çıkarmalıyız aksi takdirde daha çok yaz Dünya kupalarını ve Avrupa şampiyonalarını televizyondan seyredip, Nisan-Mayıs aylarında Avrupa kupalarında olmayı sadece hayal eder dururuz.

Tartışmaya Katıl