Güncel

2017 -2018 Sezonu İlk Yarı Oyuncu Değerlendirmesi

2017 yılının bu son gününde,ilk yarısını geride bıraktığımız Spor Toto Süper Lig İlhan Cavcav Sezonu futbolcu performanslarına şöyle bir göz atalım en iyileri ve en kötüleri değerlendirelim. 

Önce ilk yarının en iyi on birine bir göz atalım. Bu on biri oluştururken hem futbolcu performanslarını hem de beklentileri göz önüne aldım.

 

Kaleci :  Beto (Göztepe)

İlk yarının flaş takımlarından biri 14 yıl sonra Süper Lige yükselen Göztepe oldu. Genç teknik adam Tamer Tuna yönetiminde hem iyi futbol oynadılar hem de başarılı sonuçlara imza attılar. Kuşkusuz Göztepe’nin bu başarısında tecrübeli kaleci Beto’nun etkisi çok büyük. Bir çok maçta yaptığı kritik kurtarışların yanı sıra tecrübesi ile Göztepe’nin kısa sürede takım olmasına büyük katkı sağladı. Yabancı tartışmalarının sürekli yaşandığı ülkemizde Beto gibi kalecilere her zaman kapımız açık. 

Sağ Bek : Mariano (Galatasaray)

Eboue’den sonra bir türlü aradığı sağ beki bulamayan ve o bölgeye milyon dolarlar harcayan Galatasaray sonunda turnayı gözünden vurdu. Mariano özellikle Galatasaray’ın ilk 8 haftada gösterdiği performansta bir sağ bekten ziyade sağ açık gibi ataklara yön verdi ve Galatasaray’ın belki de en önemli atak opsiyonlarından biri oldu. Hücumda gösterdiği etki kadar savunmada soğukkanlı oluşu ve pozisyon bilgisi ile ideal bir bek olduğunu kanıtladı. İkinci yarı yine Galatasaray’ın en önemli silahı olacaktır. 

Sol Bek : Aziz Behich (Bursaspor)

Bu sezon Bursaspor inişli çıkışlı bir grafik sergilese de yine de kendine üst sıralarda yer buldu. Aziz Behich sol kanatta gösterdiği performans ve attığı 5 gol ile takımın en göze batan oyuncularından biri oldu. Bu formu onu Avustralya milli takımına taşıdı ve büyük ihtimalle kendisini yazın Dünya Kupasında izleme fırsatı bulacağız. 

Stoper : Pepe (Beşiktaş)

Beşiktaş’ın yaz transfer sezonuna damga vuran flaş transferi Pepe ne kadar isabetli bir seçim olduğunu fazlası ile gösterdi. Özellikle Beşiktaş’ın Şampiyonlar ligindeki başarısında gerek tecrübesi ve gerek performansı ile büyük pay sahibi oldu. Aynı zamanda yanında oynadığı Tosic ile uyumu sayesinde Tosic’in performansının da artmasına sebep oldu. İkinci devre olası bir Vida transferi ile birlikte Beşiktaş savunmasının zor gol yiyeceğini söyleyebiliriz. 

Stoper : Maicon (Galatasaray)

Sezon başında Brezilya liginden transfer edilen Maicon özellikle Ostersunds maçlarındaki dağınık görüntüsü ile kafalarda soru işareti oluşturmuştu fakat ligin başlaması ile ne kadar isabetli bir transfer olduğunu gösterdi. Savunmadaki kritik hamleleri,sertliği ve tecrübesi ile Galatasaray’ın ligi liderin bir puan gerisinde ikinci sırada bitirmesine katkıda bulundu. Savunmadaki görevinin yanı sıra attığı 5 gol ile de skora katkı yaptı,özellikle ilk yarının son haftası Göztepe’ye attığı frikik golü şapka çıkarılacak cinsten. 

Sağ Kanat : Deniz Türüç (Kayserispor)

Geçtiğimiz sezon Süper Lige transfer olan Deniz Türüç esas patlamayı bu sezon gerçekleştirdi ve bu formu kendisini A Milli takıma kadar taşıdı. Kayserispor’un ligin ilk yarısında gösterdiği performansta aslan payını Deniz Türüç’e verebiliriz. Kendisi her ne kadar forvet arkası ve orta saha pozisyonlarında oynasa da ben onu sağ kanat olarak değerlendirip listeye aldım,kişisel fikrim 4-4-2 sisteminde ideal bir çizgi oyuncusu olacağı. Yine kendi düşüncem Sol kanadına takviye yapmayı düşünen Galatasaray için bana göre konuşulan isimler arasındaki Hakan Çalhanoğlu’ndan daha iyi bir seçenek olabilir. Tolga’nın ilk yarıda gösterdiği tamamlayıcı oyuncu etkisinin bir benzerini Deniz Türüç’ten de görebiliriz.

Sol Kanat : Ryan Babel (Beşiktaş)

Geçen sezon devre arasında Beşiktaş’a transfer olduğunda açıkçası bu transfere bir anlam verememiştim. Fakat Babel bize bir oyuncunun doğru düzen ve doğru teknik direktör ile nerelere gelebileceğini gösterdi tabi ki bunda oyuncudan verim alma konusunda master Şenol Güneş’in de katkısı büyük. Babel ligin ilk yarısında attığı goller ve gösterdiği performans ile Beşiktaş’ın hücumda en büyük kozlarından biri oldu. Bu formu onu uzun bir süredir uzak kaldığı Hollanda milli takımına taşıdı. İkinci devre eğer Cenk Tosun ayrılırsa ve Arda Turan transferi gerçekleşirse Şenol Güneş’in forvet alternatiflerinden biri de olabilir. 

Orta Saha : Fernando (Galatasaray)

Sezon başı Manchester City’den transfer edilen ön libero ilk devre boyunca bizlere adeta o bölgede oynayan oyuncunun neler yapması gerektiğine dair dersler verdi. Uzunca bir süredir buna Galatasaray’lıların sevgilisi Melo da dahil o bölgede bu kadar oynadığı bölgenin hakkını veren bir oyuncu izlememiştim. Buna benzer bir performansı en son Beşiktaş’ta Giunti’de görmüştüm. Basit ama faydalı oyunu ile hem Galatasaray’ın geçiş oyununa katkıda bulundu hem de defansif anlamda takımını oldukça rahatlattı. İkinci devre Fatih Terim’in önde basan oyunu domine eden anlayışında yine Galatasaray için en önemli oyuncuların başında geliyor. Hazırlık kampında sakat olacak olması Galatasaray adına ikinci devre başında en büyük handikap çünkü şuan takımda onun yaptığı işi yapabilecek ikinci bir oyuncu yok.

Orta Saha : Emre Belözoğlu (Medipol Başakşehir)

Emre için çok fazla şey söylemeye gerek yok. Otuz altı yaşındaki yıldız oyuncu hiç yaşlanmayacakmış gibi oynamaya devam ediyor. Orta sahada oyunun iki yönünü de harika oynayan ve takımını yöneten Emre,Medipol Başakşehir’in ilk yarıyı lider bitirmesinde en büyük pay sahiplerinden biri. Bu formu onu tekrardan A Milli takıma taşıdı. Sezon sonu futbolu bırakma kararı alan Emre adını şimdiden Türk futbol tarihine altın harfler ile yazdırdı. 

Forvet : Gomis (Galatasaray)

Sezon başında transfer edildiğinde aslında Maicon için yazdıklarım biraz Gomis için de geçerli idi. Özellikle Ostersunds maçlarındaki tutuk görüntüsü kafalarda Galatasaray bu kadar yüksek bütçeli bir takım kurmuşken daha sükseli bir forvet tercih edebilir miydi sorusunu beraberinde getirmişti. Ama lig başladığı zaman bunun böyle olmadığını gördük,bazı forvetler vardır gol atmadığı maçlarda on üzerinden üç yada dört puanı zor verirsiniz ama Gomis gol atmadığı maçlarda bile mücadelesi,savunmaya yardımı ve ön alan presi ile taraftarın ve tüm futbolseverlerin beğenisini kazandı. Attığı 14 gol ile de gol krallığı yarışında zirveyi paylaştı.

Forvet : Jahovic (Göztepe)

Bu on birde belkide övgüyü en çok hak eden oyunculardan biri. Geçen sezon PTT 1.Ligde Göztepe’ye transfer olan Jahovic’in şimdiye kadar oynadığı en yüksek seviye Rusya Premier Ligi. Geçen sezon attığı 21 gol ile Göztepe’nin 14 yıl aradan sonra Süper Lige dönmesinde başrol oynadı. Herkes onun bu performansını sürdürüp sürdüremeyeceğini tartışırken acaba Süper lig için yetersiz kalabilir mi endişesi taşırken Jahovic kaldığı yerden gollerine devam etti ve Göztepe’nin ilk devreyi altıncı sırada bitirmesinde büyük rol oynadı. Uzunca bir süredir alt ligden gelip aynı performansı devam ettiren bir oyuncu ben hatırlamıyorum. Sezon sonu mukavelesi bitecek olan Jahovic Göztepe yönetimini oldukça terletecek gibi.

 

En iyi on bire göz attıktan sonra şimdi de hayal kırıklığı yaratan oyunculara gelelim.

Fernando Muslera (Galatasaray)

Galatasaray taraftarında belki de sonsuz kredisi olan başarılı kaleci bana göre sezonun ilk yarısında sınıfta kaldı. Aslında geçtiğimiz iki sezonda da pek parlak bir performans sergilediğini söylemek zor ama o sezonlarda takım halindeki formsuzluk onu biraz makul kıldı. Bu sezon özelinde takımın formda olduğu maçlarda bile hatalı çıkışları ve demotive görüntüsü gözlerden kaçmadı. Özellikle Beşiktaş maçında yediği gol belki de Galatasaray adına o maçtaki kırılma anı oldu. Yine yan top zaafı ve Akhisar maçında kalesini boşaltıp yediği ikinci gol onun gibi bir kaleciye yakışmadı. İkinci devre olası bir kaleci antrenörü değişikliği ki kulislerde Taffarel’in tekrar döneceği konuşuluyor tekrar performansını arttırabilir. 

Luis Neto (Fenerbahçe)

Sezon başında Fenerbahçe’deki stoper boşluğunu doldurması için Zenit’ten transfer edilen Neto ilk başlarda on birde oynasa da daha sonra yaptığı bireysel hatalar ve Neustadter-Skrtel ikilisinin son maçlardaki formu sonrası kulübeye hapsoldu. Son hafta Konyaspor maçında sakat ve cezalılar sebebi ile tekrar on bire dönse de ikince devre formayı geri alması zor gibi.

Ozan Tufan (Fenerbahçe)

Bir türlü kendisinden beklenen çıkışı yapamıyor genç oyuncu. Sezon başı Aykut Kocaman’ın gelişi ile birlikte herkes Ozan’ın performansının artacağını düşünmüştü ilk haftalarda Aykut Kocaman’ın ısrarla şans vermesine rağmen Ozan bu şansını iyi kullanamadı. Saha dışındaki davranışları ile de tepki toplamaya devam ediyor. Son hafta oynanan Konyaspor maçında o kadar eksik oyuncuya rağmen Aykut Kocaman’ın kendisi tercih etmeyip genç Oğuz Kaan’a formayı vermesi bir bakıma Ozan’a da bir mesaj anlamı taşıyordu. Bu formayı giymek istiyorsa daha fazla çalışmalı.

Jeremain Lens (Beşiktaş)

Sezon başı bir nevi Fenerbahçe’nin elinden alınıp Sunderlan’dan transfer edilen Lens birçok maçta yedek kulübesine mahkum kaldı,oynadığı maçlarda ise bir türlü beklenen performansı gösteremedi. Geçen sezon Fenerbahçe’nin en iyi oyuncusu olarak gösterilen Lens bu sezon adeta yokları oynadı. Quaresma’nın formsuz olduğu dönemde bile onu zorlayacak performansı gösteremedi. Aslında Beşiktaş’ın ligde yaşadığı düşüşün bir sebebi de Querasma’nın formsuz olduğu dönemlerde Şenol Güneş’in gözü kapalı Lens’e formayı verememesi de gösterilebilir.

Sofiane Feghouli (Galatasaray)

Sezon başında belki de Galatasaray’ın en sansasyonel transferi olarak gösterilen Feghouli ilk yarı beklentilerin çok altında kaldı. Bursaspor’a attığı jeneriklik golün haricinde pek varlık gösteremeyen oyuncu biraz da sezon başı yaşadığı sakatlığın ve takıma geç katılmanın verdiği dezavantajı yaşadı. Devre arası kampını iyi geçirebilirse ikinci yarı performansını yükseltebilir ama mevcut formu ile Galatasaray’ın şampiyonluk yarışında işi bir hayli zor olur. 

Robin Van Persie (Fenerbahçe)

Fenerbahçe’nin kağıt üzerindeki süperstar’ı Van Persie heralde bu listede üzerinde tartışılmayacak tek oyuncu. Neden hala Fenerbahçe kadrosunda olduğu ne yaptığı kimse tarafından anlaşılmayan Van Persie bu tutumu herkesi hayrete düşürüyor. Aykut Kocaman’ın sene başında ondan faydalanırım bize lazım olabilir dediği Van Persie belki de hayatının en rahat günlerini geçiriyor. Fenerbahçe’nin forvetleri sakat yada cezalı olduğu dönemde bile forvetsiz sisteme dönüp Van Persi’den faydalanmaması zaten her şeyi açıklıyor. 

Antalyaspor

Bir oyuncudan ziyade ilk yarının hayal kırıklığı takımı olarak Antalyaspor’u gösterebiliriz. Yaptığı flaş transferlere rağmen ligin alt sıralarında bulunan Antalyaspor istikrarsız yönetim anlayışı ve yanlış teknik direktör seçimleri ile ligin alt sıralarından kurtulmayı başaramadı. İkinci yarı eğer doğru hamleler atılmaz ise işleri çok zor.

İlk yarıda hayal kırıklığı yaratan bir diğer konu da her sezon olduğu gibi hakemler. Sürekli hakemlerin az futbolun çok olduğu maçlar seyredelim istiyoruz ama maalesef hakemlerimiz buna müsaade etmiyor. Dünyaca ünlü hakemimiz Cüneyt Çakır’ın bile ciddi hatalar yaptığını görüyoruz. Bu sene hakem kadrosu değişen ve genç hakemlere daha çok şans veren bir MHK olsa bile hataları minimuma indiremiyoruz. Umarım ikinci devre düzelir.

 

Son olarak Abdullah Avcı,Tamer Tuna ve Marius Sumudica’ya buradan tekrar bir alkış gönderelim .Bu üç teknik adamda takımlarına oynattıkları doğru futbol ile bunu hak ediyorlar. 

 

 

 

 

 

 

 

Tartışmaya Katıl